Yazar: admin

  • Siirt fıstığının fiyatı son 3 yılda yüzde 100 arttı

    Siirt’te geçtiğimiz son 3 yılda yaşanan kuraklığın etkisiyle fıstık ağaçlarında oluşan çeşitli hastalıklar üretimde yarı yarıya düşüşe neden oldu. Daha önce yıllık 100 bin ton olan üretim, 50 bin tona düşerken, birçok ailenin geçim kaynağı olan fıstığın kilosu bu yıl rekor seviyeye ulaştı. 3 yıl önce kilosu 35 liradan satılan fıstık, bu yıl kilo başı 70 liradan alıcı buluyor.

    40 yıla aşkındır fıstık üreticiliği yapan Kemal Varol, fiyatlardaki artışa kuraklığın neden olduğunu söyleyerek, “Benim kendi bağ ve bahçem var. Fıstığı aynı zamanda iş yerimde satıyorum. 40 yıldır geçimimi bu şekilde sağlıyorum. Bu yıl fıstık fiyatları aniden arttı ve yükselmeye devam ediyor. Siirt kent merkezinde fıstığın kilosunu 70 liradan satıyorum. Kent dışından gelen siparişler de ise kilosunu 100 liradan satıyoruz. Artış, geçen hasat döneminde fıstık ağaçların yeterince yağış almaması ve ağaçların hastalanmasından kaynaklandı” dedi.

    ’KİLOSUNU 30-35 TL’DEN SATIYORDUK’

    Siirt’te yılda ortalama 100 bin tonun üzerinde fıstık hasadı yapıldığını anlatan Varol, ağaçların hastalanmasından dolayı bu oranın 80 bin tona düştüğünü ifade ederek, “Bundan 3 yıl önce fıstığın kilosu 30-35 liradan satılıyordu. Ancak yaklaşık 2 yıldan beri fıstığın kilosu iki katına çıkmış durumda. Bu yıl ciddi bir zarar gördük ancak yine de umutluyuz. 2 yıl önce Siirt merkez ve ilçe köylerinde ortama 100 bin ton fıstık elde ediyorduk, bu yıl ise 80 bin ton fıstık elde edildi. Kendi bağımda daha önce bin tonun üzerinde fıstık elde ediyordum bu yıl ise 500 kilo oldu. Durum böyle olunca fıstık taban fiyatı yükseldi ve tüketici fıstık almaya çekiniyor” diye konuştu.

    ’İSTEDİĞİMİZ YAĞMUR VE KAR GELDİ, SU SEZONDAN UMUTLUYUZ’

    Bu yıl yeterince kar ve yağmurun yağmasıyla önümüzdeki hasat döneminde fıstık üretiminin artmasını beklediklerini dile getiren fıstık üreticisi Mehmet Aldemir de, “Bağlarımıza bakım sezonu başladı. Havaların güzel gitmesi ile beraber bağlarda budama dönemi başlayacak. Bizler bu sene çok umutluyuz, bu yıl istediğimiz yağmur ve kar geldi. Geçen sene bu yağmur ve karları özlemiştik. Ancak bu sene yağdı, bağlarda bulunan ağaçların durumu çok iyi, şayet olası bir hastalık olmaz ise bu sene fıstık bolluğu yaşanacağını düşünüyorum. Fiyatlarda ciddi bir azalma olacaktır. Siirt fıstığı şu an fiyatı ile Antep fıstığını geçti, Antep fıstığının kilosu 50-55 liradan satılırken, Siirt fıstığı ise 60-70 liradan satılıyor” şeklinde konuştu.

  • Dış ticaret imalat sektörünün sırtında

    Türkiye’nin geçen yılki 168 milyar dolarlık ihracatının 158 milyar dolarını, 223 milyar dolarlık ithalatının da 176 milyar dolarını imalat sektörü gerçekleştirdi.

    AA muhabirinin Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden yaptığı derlemeye göre, 2018’de toplam 168 milyar 23 milyon 391 bin dolar ihracat, 223 milyar 39 milyon 38 bin dolar da ithalat yapıldı.

    İhracatın yüzde 93,9’una denk gelen 157 milyar 805 milyon 675 bin dolarlık kısmı imalat sektörünce yapılırken, söz konusu sektörün ihracatı önceki yıla göre yüzde 7,2 artış kaydetti.

    Geçen yıl tarım ve ormancılık sektörünün ihracatı 2017’ye göre yüzde 5,1 artarak 5 milyar 558 milyon 172 bin dolara, balıkçılık sektörü ihracatı yüzde 7,7 artarak 486 milyon dolara yükselirken, madencilik ve taş ocakçılığı sektörünün ihracatı da yüzde 3,1 azalarak 3 milyar 399 milyon 809 bin dolara geriledi.

    İthalatın da yüzde 78,9’luk payına denk gelen 175 milyar 975 milyon 996 bin doları imalat sektörünce gerçekleştirildi. Sektörün 2018’de ithalatı önceki seneye göre yüzde 7,7 geriledi.

    Söz konusu yılda ithalatın yüzde 13’ü madencilik ve taş ocakçılığı sektörünce yapılırken, 2017’de 26 milyar dolar olan sektörün ithalatı 2018’de yüzde 11,1 artarak 29 milyar dolara çıktı.

    Tarım ve ormancılık sektörünün ithalatı da yüzde 3,3 artarak 9 milyar 284 milyon 103 bin dolara yükseldi.

    TÜKETİM MALI İTHALATI YÜZDE 19,7 AZALDI

    Öte yandan dış ticaret rakamları geniş ekonomik grupların sınıflamasına göre incelendiğinde ara ham madde malı ihracatının yüzde 8,6 artarak 79 milyar 328 milyon 438 bin dolara ulaştığı görüldü.

    Geçen yıl tüketim malı ihracatı yüzde 4,9 artarak 68 milyar 66 milyon 396 bin dolara, sermaye malı ihracatı yüzde 8,1 artarak 19 milyar 845 milyon 839 bin dolara çıktı.

    Ara ham madde malları ithalatı yüzde 0,8 azalarak 170 milyar 44 milyon 135 bin dolara, sermaye malı ithalatı yüzde 11,5 azalarak 29 milyar 301 milyon 178 bin dolara, tüketim malı ithalatı da yüzde 19,7 azalarak 22 milyar 876 milyon 454 bin dolara geriledi.

  • AB, 4’üncü çeyrekte yüzde 0,3 büyüdü

    Avrupa Birliği (AB), 2018’in 4’üncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla yüzde 0,3 büyüdü.

    Avrupa İstatistik Ofisinin (Eurostat) açıkladığı öncü verilere göre, 19 üyeli Avro Bölgesi’nde mevsimsellikten arındırılmış GSYH, geçen yılın 4’üncü çeyreğinde üçüncü çeyreğe kıyasla yüzde 0,2 yükseldi. Bir önceki yılın aynı çeyreğine kıyasla ise Avro Bölgesi’nde GSYH artışı yüzde 1,2 olarak ölçüldü.

    AB’de mevsimsellikten arındırılmış GSYH, 2018’in 4’üncü çeyreğinde üçüncü çeyreğe göre yüzde 0,3 ve önceki yılın 4’üncü çeyreğine göre de yüzde 1,5 arttı.

  • Avro Bölgesi’nde işsizlik aralıkta sabit kaldı

    Avro Bölgesi’nde işsizlik, geçen yılın aralık ayında yüzde 7,9 seviyesinde gerçekleşti.

    Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, 19 üyeli Avro Bölgesi’nde kasımda yüzde 7,9 seviyesinde olan mevsimsellikten arındırılmış işsizlik, aralıkta aynı seviyede kaldı. Böylece işsizlik, Ekim 2008’den bu yana görülen en düşük seviyede ölçüldü.

    AB’de de işsizlik, aralıkta kasım ayına kıyasla değişmeyerek yüzde 6,6 düzeyinde belirlendi. AB’de işsiz sayısı aralıkta 16 milyon 306 bin olurken, bunun 12 milyon 919 bini Avro Bölgesi’nde yer aldı.

    AB’de aralık ayı itibarıyla en düşük işsizlik yüzde 2,1 ile Çekya’da ölçüldü. Çekya’yı, yüzde 3,3 ile Almanya, yüzde 3,5 ile Polonya ve yüzde 3,6 ile Hollanda izledi. En yüksek işsizlik ise yüzde 18,6 ile Yunanistan ve yüzde 14,3 ile İspanya’da kaydedildi.

    25 yaş altı genç işsiz sayısı, aralıkta AB’de 3 milyon 365 bin, Avro Bölgesi’nde 2 milyon 391 bin olarak belirlendi. Böylece genç işsizlik oranı, AB’de yüzde 14,9 ve Avro Bölgesi’nde yüzde 16,6 olarak ölçüldü.

  • 23. EMITT Fuarı kapılarını açtı

    Dünyanın en büyük 4 turizm fuarı arasında yer alan EMITT-Doğu Akdeniz Uluslararası Turizm ve Seyahat Fuarı, 23. kez kapılarını açtı.

    Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nde başlayan, dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından tatil rotalarını aynı platformda bir araya getiren fuarın açılışı, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yapıldı.

    Fuarın açılışında konuşan Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, birlik olarak 18 yıl aradan sonra bu fuara katılmaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade ederek, kültür-sanat, konser, festival ve gastronomi gibi etkinlikleriyle fuara ve ülke ekonomisinin nabzını tutan İstanbul’a ilginin her geçen yıl arttığını söyledi.

    Fuarın aynı zamanda katılımcılara İstanbul’un güzelliklerini görme fırsatı sunduğunu belirten Bağlıkaya, “Sektör olarak iyi bir dönemden geçiyoruz. Türkiye, geçen yıl dünya turizminin 3 katından daha fazla büyüdü. 2018’i rekor ziyaretçi sayısına ulaşarak kapattık.” dedi.

    Bağlıkaya, yeni bir yıla yeni umutlarla girdiklerini ifade ederek, 2019’da turizmde yeni rekorların kırılacağına inandıklarını söyledi.

    Türkiye’ye daha çok turist getirmek ve ülkeye daha yüksek döviz girdisi sağlamak için çalıştıklarını kaydeden Bağlıkaya, bu yolda başta Kültür ve Turizm Bakanlığı olmak üzere yetkililerin kendilerine ciddi destek verdiğini aktardı.

    “EMITT, TURİZM ENDÜSTRİSİNDE KÖPRÜ GÖREVİ GÖRÜYOR”
    Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği (TTYD) Başkanı Oya Narin de EMITT’e çok önem verdiklerini, fuarda önemli isimlerle bir araya gelerek sektörü ele alacaklarını söyledi.

    Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık ise “EMITT, dünyanın sayılı fuarları haline geldi. Federasyon olarak bu gelişmeden gurur duyuyoruz. (Fuar) Aynı zamanda dünya turizm endüstrisinin gelişmelerini, trendlerini adım adım takip ederek kendini yeniliyor. Organizasyon, çok dinamik bir fuar olarak yoluna devam ediyor” şeklinde konuştu.

    Ayık, EMITT’in turizm endüstrisinde tüm dünya ülkeleri, sektördeki kurum ve kuruluşlar adına köprü görevi gördüğünü ifade ederek, “Çünkü Türkiye, kuzey ile güney, doğu ile batı arasında köprü… EMITT de bu köprü görevini kuran bir yapıda.” dedi.

    “DÜNYA TURİZM SEKTÖRÜNÜN DE BÜYÜK BULUŞMA NOKTALARINDAN”
    ITE Turkey Turizm & Seyahat & Moda Grup Direktörü Hacer Aydın, ülke turizmi ve EMITT arasında bir paralellik olduğunu belirterek, turizm sektöründeki yükselişin EMITT’e de olumlu yansıdığını söyledi.

    Aydın, fuarın, sadece Türk turizm sektörü değil, dünya turizm sektörünün de en büyük buluşma noktalarından olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

    “Katılımcı sayımızı geçen yıla oranla yüzde 25 artırmayı başardık. Bu yıl Brezilya, Japonya, Çin, Gürcistan, Güney Kore, Güney Afrika, Azerbaycan, Küba, Makedonya, Yunanistan, Bosna Hersek, Özbekistan, Nepal, Hindistan, KKTC, Bulgaristan, Lübnan, Maldivler, Moğolistan, Kosova, Filistin, Sırbistan, Kırgızistan ve İran’ın yanı sıra Endonezya ve Malta da bakanlık düzeyinde katılıyor. Ayrıca Finlandiya, Polonya ve Tayland’dan yeni firmalar fuarda ilk defa katılımcı olarak yer alacak. Turizm sektörü temsilcilerini dünyanın dört bir yanından gelen turizm profesyonelleri ile buluşturma geleneğimizi bu yıl da sürdürüyoruz. Bu kapsamda Hosted Buyer (davetli tur operatörü) Programı düzenliyoruz. Program kapsamında fuarda bu yıl 100’ün üzerinde ülkeden 700’e yakın davetli tur operatörünü ağırlayacağız.”

    FUAR, REKOR SEVİYEDE YABANCI PROFESYONEL ZİYARETÇİ AĞIRLAMAYA HAZIRLANIYOR
    Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Türk Hava Yolları’nın kurumsal sponsorluğunda, KOSGEB desteğinde, TÜROFED ve Türkiye Turizm Yatırımcıları Derneği’nin (TYD) iş ortaklığında düzenlenen EMITT, bu yıl rekor seviyede yabancı profesyonel ziyaretçiyi ağırlamaya hazırlanıyor.

    Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanından tatil rotalarını aynı platformda bir araya getiren fuara, bu yıl 94 ülkeden bin 100 ana firma (alt katılımcılarla toplamda 5 bin 602 firma) katılıyor.

    Geçen yıla göre katılımcı sayısında yüzde 15 büyüme kaydeden fuar, ITE Turkey tarafından organize ediliyor. 4 gün sürecek fuarda, farklı sektörlerin önde gelen isimleri, birbirinden farklı konuları masaya yatıracak. Turizm yol haritası, turizm ekonomisi, turizmdeki canlanmayı kalıcı kılmak için atılması gereken adımlar, geleceğin turizmine dair öngörüler ve açıklamalar, sektörün ileri gelen STK’larının yetkilileri tarafından ele alınacak.

    Turizmin gündeminden düşmeyen dijitalleşme konusu, tüm satış ve pazarlama profesyonellerinin radarında olacak. Fuarda, milyonlarca turistin oluşturduğu dev Çin pazarı da ele alınacak. Pazarda etkin olabilmek için alıcılarla nasıl ilişki kurulacağını ve satış yapılacağını anlatan bir atölye çalışması da gerçekleştirilecek.

    Sosyal medya fenomenleri de EMITT Konferans sahnesinde ziyaretçilerle buluşacak. EMITT, ilk 2 gün turizm profesyonellerini, üçüncü ve dördüncü gün ise tatilcileri ağırlayacak. Tatil tüketicileri, fuarda, seçtikleri destinasyonları inceleyebilecek ve bütçelerine uygun tatil rotalarına, erken rezervasyon kampanyaları ile ulaşma imkanına sahip olabilecek.

  • İki dev banka birleşebilir

    Deutsche Bank’ın yeniden yapılandırma çabalarının hedeflerine ulaşamaması durumunda, rakip Commerzbank ile hükümetin aracılık ettiği birleşme beklediği bildirildi. Bloomberg konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde bankanın performansının 2019’ın ilk üç ayında iyileşmemesi durumunda böyle bir birleşmenin tek seçenek olabileceğini belirtti.

    Deutsche Bank konuya ilişkin açıklama yapmadı. Birleşme spekülasyonları Almanya Maliye Bakanı Olaf Scholz’un göreve gelmesinden sonra arttı. Scholz, Alman bankalarının güçlü olmasını desteklediğini söylemişti. Scholz’un ekibi Deutsche Bank ve Commerzbank’ın yöneticileri ve büyük hissedarlarıyla sık sık görüşüyor. Ancak, bu hafta başında konuşan bir Deutsche Bank denetleme kurulu üyesi, kurul üyelerinin yakın dönemde Commerzbank ile birleşme gibi bir isteklerinin olmadığını söyledi.

  • Dış ticarete ‘altın’ destek

    Dış ticaret açığı geçen yıl 55 milyar dolarla 2009’dan bu yana en düşük seviyeye gerilerken, altın ithalatındaki sert düşüş dış ticaretteki iyileşmeyi desteklemeye devam etti.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle oluşturulan 2018 yılına ilişkin geçici dış ticaret verilerine göre, ihracat geçen yıl, 2017’ye kıyasla yüzde 7 artarak 168 milyar 23 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde ithalat yüzde 4,6 düşüşle 223 milyar 39 milyon dolara indi. Böylece dış ticaret açığı, geçen yıl yüzde 28,4 azalarak 55 milyar 16 milyon dolara geriledi. Bu rakam 2009’dan bu yana en düşük rakama işaret etti.

    Dış ticaret açığındaki düşüşü, altın ithalatındaki normalleşme desteklerken, enerji kalemindeki gelişmeler önemini sürdürdü.

    Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AA Finans Analisti ve ekonomist Haluk Bürümcekçi, dış ticaret dengesini enerji grubunun olumsuz etkilediğini, enerji ve altın dışı açığın ise sert gerilediğini ifade etti.

    Altın ihracatının aralıkta 115 milyon dolarla geçen yıla benzer gerçekleştiğine işaret eden Bürümcekçi,
    “Bu dönemde altın ithalatı 543 milyon dolar oldu. Böylece, altın dış ticareti dengesi 2017’de verilen 10 milyar dolar açığa göre bu yıl 8,6 milyar dolarla iyileşme kaydetti. Enerji ithalatı ise artış eğilimi korurken, bu ay önceki yılın aynı ayına göre enerji ithalatındaki artış 0,1 milyar dolar oldu. Böylece son 12 aylık enerji ithalatı 43 milyar dolara yükselmiş oldu. Enerji ve altın dışı yıllık açık da 6 aydır üst üste gerileyerek 11,7 milyar dolara indi. Bu ise Mart 2004’ten beri en düşük değere işaret etti.”

     “ARALIKTA CARİ DENGE 1,5 MİLYAR DOLAR AÇIK VEREBİLİR”
    Haluk Bürümcekçi, dış ticaret açığının trend değerinin, dengelenme hareketinin çok güçlendiğini yansıttığını vurgulayarak, “TÜİK tarafından açıklanan mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış veriler, trend göstergesi olan 3 aylık ortalama dış ticaret açığının yıllıklandırılmış değerinin 17,3 milyar dolar düzeyine iyileştiğini ortaya koyarak, manşet verilerin de yansıtmaya başladığı dengelenme hareketinin çok güçlendiğini gösterdi. Bu gösterge için tarihi zirve ise 111 milyar dolarla 2011’de gözlenmişti.” diye konuştu.

    İthalat alt gruplarından gelen sinyallerin, yatırımlar, üretim ve iç talep açısından olumsuz bir tablo çizdiğine işaret eden Bürümcekçi, sermaye malı ithalatının yıllık bazda yüzde 34,9’la sert daraldığını, tüketim malı ithalatının ise yüzde 38,5’le üst üste 9 aydır gerilediğini söyledi.

    Bürümcekçi, ara malı ithalatının ise enerji ve altın ithalatındaki artışlara rağmen yüzde 24,8’le 7 aydır azaldığına dikkati çekerek, şunları ifade etti:

    “Dış açık için ocak sinyalleri; altın dışı ihracat düşebilir, enerji ithalatı düşüşe geçebilir, altın ticaretinde ise baz etkisi lehte? İhracatçı birliklerinin öncü verilerinden izlediğimiz kadarıyla, Ocak ayı TİM ihracatının (altın hariç) yıllık bazda hafif düşüş (%1 civarı) gösterebileceğini düşündürmektedir. Ancak, petrol fiyatlarındaki düşüş nedeniyle enerji ithalatının olumlu etkisi gözlenmeye başlanabilir. Buna karşılık, altın ticareti kaynaklı baz etkisi (geçen yıl net ithalat 2.26 milyar dolar) lehte bulunmaktadır. Daha net bir görünümü 4 Şubat’ta açıklanacak gümrük verilerinden edinmeyi bekliyoruz. Dış ticaret verisinden sonra, aralıkta cari denge 1,5 milyar dolar açık verebilir diye düşünmekteyiz.”

    “ALTIN VE ENERJİ HARİÇ DIŞ AÇIKTAKİ İYİLEŞME CESARET VERİCİ”
    Halk Yatırım Araştırma Direktörü Banu Kıvci Tokalı ise aralık ayında dış ticaret açığının beklentilerle uyumlu olarak 2,67 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini belirterek, “Böylece yıllık dış ticaret açığı, büyümedeki yavaşlama eşliğinde ithalatta devam eden yıllık azalış ve altın dengesinde iyileşmenin sürmesiyle kasım sonundaki 61,6 milyar dolar seviyesinden 55,0 milyar dolar seviyesine geriledi.” dedi.
    Aralık ayı cari işlemler dengesine ilişkin ilk tahminlerinin cari dengenin aralıkta 1,5 milyar dolarlık açık verebileceği ve yıllık cari açığın da kasımdaki 33,9 milyar dolar seviyesinden 27,7 milyar dolar seviyesine inebileceği yönünde olduğunu aktaran Tokalı, şunları ifade etti:
    “Yıllık dış ticaret açığının, büyüme hızında yavaşlama, altın ithalatında normalleşme, enerji fiyatlarının ılımlı seyri ve kurdaki değer kaybının gecikmeli etkileri ile baz etkisine de bağlı olarak, düşüş trendini gelecek yılın 2. ve 3. çeyreklerinde de sürdürerek 40-45 milyar dolar bandına kadar inebileceğini tahmin ediyoruz. Bununla birlikte, büyümede yeniden dengelenmenin belirginleşmesiyle yıllık dış ticaret açığının 2019 sonunda tekrar 50-55 milyar dolar bandına yükselebileceğini öngörüyoruz. Öte yandan altın ticaretinin dış ticaret dengesindeki iyileşmeye desteği devam etmekte. Ilımlı petrol fiyatlarının devamı da dış dengedeki iyileşmeye katkı sağlayacak.”
    Tokalı, altın ve enerji hariç dış açıktaki iyileşmenin cesaret verici olduğunu vurgulayarak, mayıs ayından beri 12 aylık çekirdek açıkta düşüş eğiliminin korunduğunu dile getirdi.

    Nisan sonunda 37,4 milyar dolara çıkan 12 aylık açığın, 1,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşen aylık altın ve enerji hariç ticaret fazlasıyla aralık sonunda 7,7 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiğini aktaran Tokalı, 2019’un ilk yarısında da düşüş eğiliminin korunmasını beklediklerini bildirdi.

  • Ege’nin tarım ihracatı 5 milyar doları aştı

    Ege Bölgesi’nden yapılan tarım ürünleri ihracatı, 2018 yılında 5 milyar doları aştı.

    Ege İhracatçı Birliklerinden (EİB) yapılan açıklamaya göre, 2017 yılında 4 milyar 514 milyon dolar olan tarım ürünleri ihracatı, 2018 yılında yüzde 11’lik artışla 5 milyar 2 milyon dolara yükseldi.

    EİB’in 2018 yılındaki 13 milyar 324 milyon dolarlık toplam ihracattan tarım ürünleri ihracatının aldığı pay yüzde 38 oldu.

    Ege Tütün İhracatçıları Birliği, 990 milyon dolarla tarım ürünleri içinde en büyük dilime sahip olurken Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği 989 milyon dolar, Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 870 milyon dolar ihracat yaptı.
    Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliğinin 832 milyon dolar ile rekor kırdığı ihracatta, Ege Mobilya Kağıt ve Orman Ürünleri İhracatçıları Birliği 600 milyon dolar, Ege Hububat Bakliyat Yağlı Tohumlar ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 402 milyon dolar, Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği de 290 milyon dolar gelir elde etti.

    En çok ihraç edilen tarım ürünleri arasında çekirdeksiz kuru üzüm 488 milyon dolar ile ilk sırada yer aldı. Tütün mamulleri 461 milyon dolarlık tutarla ikinci, taze soğutulmuş balıklar 389 milyon dolar ile üçüncü oldu.

    175 ÜLKEYE TARIM ÜRÜNÜ SATILDI

    En çok ihraç edilen diğer tarım ürünleri ise yaprak tütün, kuru incir, konserve, yumurta, fileto balık, kanatlı eti, kuru kayısı, bitkisel yağ, zeytinyağı, zeytin, odun dışı orman ürünleri ve yağlı tohumlar oldu.

    Tarım ürünlerinde Ege Bölgesi’nden en fazla ihracat 490 milyon dolarla ABD’ye yapıldı.
    Bu ülkeyi 401 milyon dolarla Almanya ve 343 milyon dolarla İngiltere takip etti. EİB’den tarım ürünleri ihracatı yapılan ülke sayısı 175’e ulaştı.

    İhracatla ilgili değerlendirmede bulunan Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı Birol Celep, tarım ürünleri ihracatında ithal girdi oranının çok sınırlı olduğunu, Ege’den yapılan bu ihracatın katma değerinin tamamına yakınının Türkiye’de kaldığını belirtti.
    Tarım sektörünün 1970’li yıllarda Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’dan yüzde 30 pay alırken bugün yüzde 6 civarında pay alabildiğini ifade eden Celep, “Tarım sektörü refahını artırdığımız takdirde üretici, üretim bölgelerinde kalır ve üretmeye devam eder. Politikalarımızı bu sonuca ulaşacak şekilde kurgulamamız gerekiyor.” ifadelerini kullandı.

  • Sağlık Bakanı: İlaç stokladıklarını tespit ettik

    Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ilaç sektöründeki stokçulara ilişkin açıklamada bulundu. Koca bazı üretici, depocu ve eczanın ilaç stokladığını belirtti.

    Koca “Son 10 günde 42 üretici, 20 depocu ve 32 eczacının ilaç stokladığı tespit edildi. Denetimler artırılacak.” dedi.

  • FETÖ’cü İpek kardeşlere mahkemeden şok

    Sermaye Piyasası Kurulu’nun firari FETÖ’cü Hamdi Akın İpek ve kardeşi Cafer Tekin İpek’e açtığı davada hakim kararını açıkladı.

    2016 yılında Koza Altın’ın zarara uğratılması nedeniyle açılan davada 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, Hamdi Akın İpek ve Cafer Tekin İpek’in 60 milyon sterlini faiziyle birlikte Koza Altın İşletmeleri’ne ödemesine karar verdi.

    DAVA NASIL GELİŞTİ?

    Sermaye Piyasası Kurulu’nun 04/02/2016 tarihinde yayınlanan bülteninde Hamdi Akın İpek ve Cafer Tekin İpek hakkında suç duyurusunda bulunulmuştu. Suç duyurusunun nedeni ise “Koza Altın’ın yüzde 100 bağlı ortaklığı olan İngiltere’de kurulan iştiraki Koza Ltd.’in sermayesinde 11.09.2015 tarihinde oluşturulan her biri 1 GBP değerinde 2 adet A grubu pay ile Koza Ltd’nin yönetim kontrolünün ve tüm malvarlığının yönetiminin ilişkili taraflara verilmesi suretiyle Koza Altın’ın zarara uğratılması.” olarak belirtilmişti.

  • Son dakika… Ulaştırma Bakanlığı duyurdu! Avrasya Tüneli’nde fiyat artışı yok

    Ulaştırma Bakanlığı bugün Avrasya Tüneli İşletmecisi’nin yaptığı açıklamaya netlik kazandırdı. Bakanlık, “Avrasya Tüneli geçiş ücretlerinde herhangi bir artış yapılmamıştır. 2018 yılında otomobiller için 23,30 lira ve minibüsler için 34,90 lira olarak alınan geçiş ücretleri, aynen devam etmektedir. Avrasya Tüneli’nin internet sitesinde kısa süreliğine yer alan “yeni ücret tablosu” siteye sehven konulmuş olup kısa sürede kaldırılmıştır.” açıklamasında bulundu.

  • Bankacılık sektörü toplam kredi hacmi azaldı

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistikleri’nde yer alan verilere göre, bankacılık sektörü toplam kredi hacmi (TCMB dahil), 25 Ocak ile biten haftada 13 milyar 456 milyon 718 bin lira azaldı. Bu haftada toplam kredi hacmi 2 trilyon 282 milyar 714 milyon 354 bin lira oldu. Toplam kredi hacmi, 25 Ocak haftasında, bir önceki haftaya göre yüzde 0,59 azalırken, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 10,75 arttı.

  • Hedef 60 milyon adet

    Türkiye’ye 1953 yılında hobi amaçlı üretim için Meksika bölgesinden getirilen avokado, tüketimi artınca 1990’lı yıllar başında Alanya başta olmak üzere Antalya, Gazipaşa, Anamur ve Mersin bölgelerinde ticari olarak üretilmeye başlandı. Antioksidan özelliğiyle bilinen ve 4 adedi yaklaşık 1 kilogram gelen avokadonun Alanya’daki üretimi her geçen gün artıyor. Alanya, Türkiye avokado üretiminin yüzde 70’ini karşılar hale gelirken, geçtiğimiz yıl üretim adeti 40 milyona kadar ulaştı. Bu sene ise hava şartlarının normal olmasından dolayı bu rakamın 60 milyon olması bekleniyor. Toptan adet fiyatı kalitesine göre 2-2,5 lira arasında değişen avokadonun 4-5 lira arasında perakende fiyatıyla tezgahlarda yerini buluyor.

    “BU SENE AVOKADO BOL”

    Bu sene üreticinin avokado üretiminden gayet memnun olduğunu aktaran Alanya Avokado Üreticileri Birliği Başkanı Hilmi Sevilgen, fiyatları da normal seyrettiğini söyledi. Sevilgen, “Hava şartlarının düzgün gitmesinden dolayı avokado üretimi bu sene bol ve kalitesi de gayet iyi durumda” dedi.

    “2018’DE ÜRETİM 40 MİLYONA ULAŞTI”

    Ukrayna, Romanya, Rusya, İran gibi ülkelere de avokado gönderdikleri hatırlatan Sevilgen, “Bu senede 5 ayrı ülkeye ürün gönderdik. Bunlar Ukrayna, Romanya, Rusya ve İran gibi ülkeler. Hatta son günlerde Azerbaycan ürün istedi ancak hasat sonu geldiğinden dolayı gönderemedik. Biz her seferinde söylüyoruz avokado üretiminde yetersiz kalıyoruz diye ama üretimimiz her geçen gün artmakta. Geçtiğimiz yıllarda 20 milyon adet olan avokado üretimi, 2018’de 40 milyona ulaştı. 2019’da ise Türkiye genelinde 60 milyon adet bir beklentimiz var. Yaklaşık 40 bin hektar alanda avokado yetiştiriliyor. Avokado yetiştiriciliği olarak tek şikayetimiz ise hırsızlık. Hırsızlık konusunda bir şikayetimiz var, gündeme getirdik lakin şu an için bir çözüm yok” diye konuştu.

    “FİYATLAR BİZE GÖRE YÜKSEK DEĞİL”

    Avokadonun fiyatlarına da değinen Sevilgen şunları söyledi:
    “Bu sene fiyatlar gayet güzel ve normal şekilde ilerliyor. Ortama toptan avokado adet fiyatı 2 ila 2.5 lira arasında değişti. Şu an hasat sonu geldiğinden dolayı toptan 3 liraya kadar satılıyor, perakende fiyatı ise 4-5 arasında değişiyor. Fiyatlar bize göre yüksek değil çünkü bir adet avokadodan bir tabak dolusu yemek oluyor. Bir tabağını 4 liraya mal ederek 4 kişinin ihtiyacı karşılanabiliyor” ifadelerini kullandı.

  • AB-Japonya ticaret anlaşması yürürlüğe giriyor

    Avrupa Birliği (AB) ve Japonya arasında imzalanan ticaret anlaşması 1 Şubat tarihinde yürürlüğe girecek. AB Komisyonu, AB ile Japonya arasında müzakerelerinin 4 yıl sürdüğü ve resmi onay süreçlerinin tamamlandığı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın 1 Şubat tarihinden itibaren geçerli olacağını açıkladı.

    Buna göre, ticaret anlaşmasıyla, Japonya’ya ihracat yapan AB şirketlerinin her yıl ödedikleri 1 milyar avroluk verginin büyük kısmı ortadan kalkacak.

    Anlaşma tam olarak yürürlüğe girdiğinde Japonya’nın AB’den ithal ettiği ürünlerin yüzde 97’sinde gümrük vergileri uygulanmayacak.

    Otomobillerde uluslararası standartları destekleyen anlaşmayla, bu sektördeki tarife dışı engeller kaldırılacak.

    AB ile Japonya arasındaki yıllık ticareti yaklaşık 36 milyar avro arttırması beklenen anlaşmayla, AB yiyecek ve içecek ihracatçıları 127 milyon Japon tüketiciye erişim fırsatı yakalayacak.

    Bazı hassas sektörlerde gümrük vergilerinin belirli bir süre içerisinde kademeli olarak azaltılacak.

    AB’nin Japonya’dan ithal edilen otomobillere uygulamakta olduğu yüzde 10’luk gümrük vergisi 7 yıl içerisinde kademeli olarak ortadan kaldırılırken, buna karşılık Japonya’nın da AB’den ithal edilen süt ürünlerine uyguladığı gümrük vergilerini kademeli azaltılacak.

    Anlaşmayla finansal hizmetler, elektronik ticaret, telekomünikasyon ve ulaştırma gibi alanlarda hizmet sektörlerinin önü açılacak.

    AB şirketlerinin Japonya’daki demir yolları da dahil kamu ihalelerine katılımları önündeki engeller ortadan kalkacak.

    Öte yandan, AB ile Japonya arasında ticaret anlaşması müzakerelerini resmi olarak 25 Mart 2013’te başlamıştı.

  • TCMB döviz depo ihalesinde teklif 1 milyar 489 milyon dolar

    TCMB’nin bugün açtığı 500 milyon dolarlık 1 hafta vadeli TL depo karşılığı döviz depo ihalesinde gerçekleşen tutar 500 milyon dolar olurken, ihaleye 1 milyar 489 milyon dolarlık teklif geldi.

    İhalede, faiz oranı dolar için yüzde 2,50, TL için yüzde 24,00 olarak ilan edilmişti.

  •  Bankacılık sektörünün kredi hacmi azaldı

    Bankacılık sektörünün kredi hacmi, geçen hafta 13 milyar 693 milyon lira azalarak 2 trilyon 373 milyar 960 milyon liraya geriledi.

    Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bültene göre, sektörün kredi hacmi 25 Ocak ile biten haftada 13 milyar 693 milyon lira düştü. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 2 trilyon 387 milyar 653 milyon liradan 2 trilyon 373 milyar 960 milyon liraya indi.

    Bankacılık sektöründeki toplam mevduatta (bankalararası dahil) geçen hafta 5 milyar 374 milyon lira artış yaşandı. Söz konusu haftada yüzde 0,3 artan bankacılık sektörü toplam mevduatı, 2 trilyon 70 milyar 369 milyon lira oldu.

    TÜKETİCİ KREDİLERİ AZALDI
    Verilere göre, tüketici kredileri tutarı, 25 Ocak ile biten haftada 98 milyon lira azalarak 395 milyar 668 milyon liraya düştü. Söz konusu kredilerin 186 milyar 145 milyon lirası konut, 6 milyar 381 milyon lirası taşıt ve 203 milyar 142 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

    Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 3 milyar 177 milyon artarak 354 milyar 634 milyon liraya çıktı. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 0,27 azalarak 100 milyar 798 milyon liraya geriledi.

    Bireysel kredi kartı alacaklarının 42 milyar 841 milyon lirası taksitli, 57 milyar 956 milyon lira taksitsiz oldu.

  • NBŞ kotasının düşürülmesi üreticiyi sevindirdi

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın duyurduğu, Nişasta Bazlı Şeker (NBŞ) kotasının yüzde 2,5’e düşürülmesine ilişkin karar, pancar üreticisini sevindirdi.

    PANKOBİRLİK Genel Başkanı Recep Konuk, yaptığı yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son bir yılda aldığı iki karar ile NBŞ kotasını iki kez yarı yarıya düşürdüğünü, bu kararların üreticinin yüzünü güldürdüğünü belirtti.
    Kararın ülke tarımı ve halk sağlığı için önemine işaret eden Konuk, yüzde 2,5 seviyesinin, gelişmiş ülkelerin gıda standartları ile uyumlu olduğunu bildirdi.

    Konuk, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatıyla geçen yıl NBŞ kotalarının yüzde 10’dan yüzde 5’e düşürüldüğünü anımsatarak, şunları kaydetti:

    “Sayın Cumhurbaşkanımız iki gün önce de NBŞ kotasının yüzde 2,5’e düşürüldüğünü açıkladı. Bir yıl içinde aldığı bu iki karar Sayın Cumhurbaşkanımızın, hem ülke çiftçisine, pancar üreticisine sahip çıkma hem de milletimizin sağlığını koruma konusunda kararlılığının ilanıdır.”

    NBŞ kotalarının yüzde 2,5 olarak uygulanmasının hem tüketici sağlığı, hem pancar üretimi, hem de hayvancılığı olumlu etkileyeceğini ifade eden Konuk, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

    “Bu kararların ilk sonucu ülkemizin 200 bin tonun üzerinde daha fazla pancar şekeri üretmesi demektir. Bu da yaklaşık 1,5 milyon ton daha fazla pancar üretimi, çiftçinin daha çok pancar üretmesi anlamlarına gelir. Kararın ikinci sonucu ülke hayvancılığını pozitif manada etkileyecek olmasıdır. Malum ülkemizde son yıllarda en çok gündeme gelen konulardan biri et fiyatları ve hayvan ithalatı. Ülkemiz hayvancılığının en büyük meselelerinden biri yem materyali eksikliği. Özellikle kış aylarında kaba yem ihtiyacı had safhalara çıkıyor. Pancar ise kaba yem ihtiyacının en çok hissedildiği aylarda yani aralık-şubat aylarında bu ihtiyacı karşılayabilecek en önemli tarımsal ürünlerden biri.”

    Kararla NBŞ üretiminin azalacağına, pancar şekeri üretiminin ise artacağına dikkati çeken Konuk, “Dolayısıyla da pancar üretimi ile ülkemiz 500 bin tonun üzerinde daha fazla küspe, 85 bin ton civarında daha fazla melas üretebilecektir. Bu daha fazla üretilebilecek besi materyalinin et üretimi karşılığı, bir yılda yaklaşık 16 bin 875 tondur ki bu da 80 bin civarında büyükbaş besinin sorunsuz beslenebilmesi anlamına gelmektedir. Bu da bu miktarda canlı hayvan ya da karkas et ithalatından ülkemizin kurtulması demektir.” değerlendirmesini yaptı.

  • THY İsrailli turistte 1 milyon 86 bin yolcu ile rekor kırdı

    Türkiye’ye gelen İsrailli turist sayısındaki artış devam ediyor. İsrailli turist sayısı 2016 yılında 294 bin, 2017 yılında 380 bin, 2018 yılında ise bir önceki yıla göre yüzde 16.64 artışla 443 bine çıktı. Türk Hava Yolları da İsrail pazarında, 2018 yılında da taşıdığı 1 milyon 86 bin yolcu ile, en çok yolcu taşıyan bir numaralı yabancı havayolu şirketi olmaya devam etti. THY İsrail pazarında özellikle transit yolculardan önemli pay aldı.

    PEGASUS HAVAYOLLARI 574 BİN YOLCU TAŞIDI

    Pegasus Havayolları da İsrail pazarında yolcu sayısını artırarak 574 bin yolcuya yükseltti. İsrail’in en çok yolcu trafiğinin olduğu ülke de transitler de dahil Türkiye oldu. 2 milyon 113 bin yolcu trafiği ile Türkiye birinci sırada, ABD 1 milyon 665 bin yolcu ile ikinci ve Almanya 1 milyon 431 bin yolcu ile üçüncü sırada yer aldı.

    EN ÇOK YOLCU TRAFİĞİ ATATÜRK HAVALİMANI İLE OLDU

    İsrail’in Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı ile en çok yolcu trafiğinin olduğu havalimanı ise 1 milyon 71 bin yolcu ile İstanbul Atatürk Havalimanı olurken, bu havalimanını Antalya 490 bin yolcuyla, Sabiha Gökçen Havalimanı da 467 bin yolcuyla izledi.