Kısa adı TAR-DER olan ve genel merkezi Ankara’ da bulunan “ TARIMSAL YAYIM VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ DERNEĞİ” İl Yönetim Kurulunu belirleyerek, ilk yönetim kurulu toplantısını gerçekleştirdi.
2014 yılında Başkent Ankara’da kurulmuş ve Türkiye’nin 81 Vilayeti başta olmak üzere Uluslararası faaliyet gösterecek olan TAR-DER’ in Genel Başkanlığını Mahmut KAYTAN’ın ve Şanlıurfa İl Temsilciliğini ise A. Esra KAPLAN’ ın yürüttüğü dernek şu an itibariyle 42 İl’de teşkilatlanarak Türkiye tarımına katkı sunmakta.
Şanlıurfa tarımı adına bir an önce katkı sunmak, gerek doğru, bilinçli ve çevreci bir tarımsal faaliyet adına ve gerekse üreticilerin kalkınmasının yanı sıra dolayısıyla milli ekonominin kalkınması adına çalışmalarımıza ivedi bir şekilde başlamak için, İl Yönetim kurulumuzu oluşturmak ve tüm kamuoyuna açıklamak için, Tarımın başkenti Şanlıurfa’mızda bulunan inanç turizmimizin önemli merkezi Halil-Ür Rahman gölünde; Yönetim kurulu asil ve yedek, Denetleme Kurulu asil ve yedek üyelerimizden oluşan Kurucular Kurulumuzla ilk yönetim kurulu toplantımızı gerçekleştirdik, diye konuşan TAR-DER İl Temsilcisi A. Esra KAPLAN; “ Bu gün itibariyle, biz Tarım Danışmanları olarak daha da güçlenmiş, daha etkili ve etkin bir konumda ve tarımın her kademesinde söz sahibi olarak Şanlıurfa Tarımı adına çalışmalarımızı yürütmek için ilk adımı atmış ve ilk meşaleyi yakmış olduk. Belirli periyotlarda düzenleyeceğimiz toplantılarla faaliyetlerimizi ve hedeflerimizi kamuoyuna sunacağız” dedi ve tüm yönetim kurulunu tebrik ederek teşekkür etti.
29 Yıldır hasret katlanarak artarken, işgal ve zulüm henüz son bulmamış, Karabağ’da dökülen kanlar henüz kurumamış, ve feryatlar henüz dinmemiştir.
Zalim ve katil Ermenilerin işgali altında bulunan ve tüm Dünya’nın gerçekleri bildiği fakat sessiz kaldığı öz Azerbaycan toprağı dağlık KARABAĞ bölgesine, AnkaDer Başkanı Araştırmacı yazar Derya AKDEMİR tarafından bir marş yazıldı.
Bu marşın Karabağ’a olan hasreti ve sevdayı anlattığını belirten AKDEMİR; Marşın ilk fırsatta kalabalık bir ekiple klip çekiminin yapılacağını ve marşın senaryosunun sinema filmlerini aratmayacak nitelikte olacağını söyleyerek, ancak bu marş Karabağ’da okunduğunda daha çok anlam kazanacak ve henüz daha azat edilmemiş olan esaret altında yazılan bu marş Karabağımızın özgürlüğüne vesile olacağını ifade etti.
Sözü müziği ve senaryosu Derya AKDEMİR’e ait olan marş, tüm Türk dünyasınca benimsenerek Dünya kamuoyunda çok ses getirecektir. Çünkü Karabağın işgali sadece Azerbaycan’ın değil, sadece Türkiye’nin değil tüm Türk dünyasının ortak meselesi olmakla beraber tüm Türk düşmanlarının ve haçlıların ortak zulmüdür.
Şanlıurfa İli Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfı (ŞURKAV) Yönetim Kurulu 29 Nisan 2020 tarihinde yaptığı 496 sayılı toplantısında Narlı Ev olarak bilinen gayrimenkulünü değerlendirmek ve turizme kazandırmak amacıyla ihaleye çıkma kararı aldı.
Narlı Ev olarak da bilinen, Bıçakçı Mahallesi 1252. Sokak 11 No’lu adreste bulunan, içerisinde 2 Avlu, 12 konaklama odası olmak üzere toplam 19 oda, 2 mutfak ve 1 develiğin olduğu tarihi Urfa Evi kiraya verilecek.
Başvuru Dosyaları ŞURKAV İdare merkezinden 250,00.-TLbedellemakbuz karşılığı temin edilebilecektir.
2) Kiraya verilecek gayrimenkulün ihalesi 08 Mayıs 2020 Cuma günü Saat 11.00’de ŞURKAV İdare Merkezinde kapalı zarf – açık artırma usulü ile yapılacaktır.
3) Vakfımız 2886 Sayılı İhale Kanununa tabi değildir. İhaleyi yapıp yapmamakta (İhale kazanılmış olsa dahi komisyon tarafından kişi veya şirketin yeterlilik kanaatine varılması durumunda verilir.) ve istediğine vermekte serbesttir.
Muhammen Kira Bedeli: 16.666,00.-TL (Aylık Kira Bedeli)
Geçici Teminat Miktarı : 6.000.00.-TL
İhaleye girecek olanlar ilgili teminat miktarını 07 Mayıs 2020 Perşembe günü saat 17.00’ye kadar Şanlıurfa ili Kültür Eğitim Sanat ve Araştırma Vakfının, Vakıf Katılım Bankası Merkez Şube nezdindeki 6300-2 nolu hesabına yatırmış olacaklardır.
İhale ile ilgili teklif mektubu kapalı zarf içerisinde, müracaat evrakları ise dosya halinde 07 Mayıs 2020 Saat 17:00’a kadar İdare Merkezine elden teslim edilecektir.
İhaleyi kazanacak kişi veya şirket kira bedelinin %20’sini ihale günü en geç saat 17.00’ye kadar, kalan meblağı ise 29 Mayıs 2020 Cuma günü mesai bitimine kadar ŞURKAV hesabına yatıracaktır.
29 Mayıs 2020 mesai bitimine kadar kira bedelini vakfın hesabına yatırmayan kiracıların teminatları ŞURKAV Vakfına irad kaydedilecektir.
Kiraya verilen Gayrimenkul 15 Mayıs 2020 tarihinde kiracıya teslim edilecektir
1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü münasebetiyle bir mesaj yayımlayan Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, “El emeği, alın teri, göz nuru sayesinde helal kazanç peşinde koşan, tüm işçi ve emekçi kardeşlerimin, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü tebrik ediyorum.” dedi.
Vali Erin, mesajında şunları ifade etti:
Ülkemizin büyümesi, güçlenmesi ve gelecekte de var olmasının temel taşlarından biri olan, üretimin baş aktörü işçilerimiz ve onların ortaya koydukları emektir. Yükselme ve refah seviyesinin artmasının ölçüsü ise; insanımızın ekonomiye dahil olması, emeklerinin karşılığını tam olarak almalarıdır.
Çalışkanlığı, zekası ve değerleri uğruna ortaya koyduğu fedakârlığı ile bilinen milletimiz, çalışmayı ibadet sayan bir anlayışla her türlü zorluğun üstesinden gelmesini başarmış, dünyada eşi benzeri olmayan bir millettir. Toplumsal düzenini, köklü kültür ve medeniyetinin üzerine inşa eden milletimiz, ‘İşçinin ücretini, alın teri kurumadan ödeyiniz’ diye tavsiyede bulunan İslam dini sayesinde, çalışma hayatında yazılı olmayan kanunlarla da hakkaniyeti korumayı başarmıştır.
‘Tarlada izi olmayanın, harmanda yüzü olmaz’ diyerek, gelecekte huzur ve refah için emek ve alın terinin önemine işaret eden kültürümüz, zor zamanlarda yardımlaşma ve dayanışmanın da en güzel örneklerini sergilemiştir.
İki ayı aşkın süredir tüm dünyayı tehdit eden koronavirüs salgını karşısında devletimizin aldığı tedbirlerin başında, salgın riski nedeniyle işini kaybeden, maddi yönden zayıf hale gelen çalışanlarına destek sağlamak, esnaf ve sanatkârını korumak, tarladan sofraya kadar uzayan üretim zincirinin her aşamasını korumak olmuştur. Elbette böylesi bir afet karşısında milletçe bazı zarar ziyanla karşılaşmış bulunuyoruz. Ancak birlik ve beraberliğimiz, yardımlaşma ve dayanışma duygularımız ile bu zorlukların da üstesinden geleceğimize yürekten inanıyorum.
Sosyo-ekonomik yapısı nedeniyle şehrimiz, iş gücü ve emek yoğun sermaye yatırımlarının merkezi olabilecek konumdaki en önemli illerin başında gelmektedir. Gençlerimizin mesleki yeterliliğe ulaşmaları, istihdam olanaklarının artırılması, en büyük sermayesi emeği olan insanımızın refah seviyesinin yükseltilmesi için devletimizin destekleriyle özel sektör yatırımları hız kesmeden devam etmektedir.
Devlet ve millet olarak birlik beraberlik içerisinde olarak geleceğe koşan bir Türkiye’de, işçinin emeğinin karşılığının fazlasıyla ödendiği, yardımlaşma ve dayanışma ruhumuzla tüm insanlarımızın mutlu ve huzurlu bir yaşam sürdüğü günlere koşarken, kalkınma ve yükselme serüvenimizde en büyük gücümüz olan tüm işçi ve emekçi kardeşlerimin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Gününü tebrik ediyor, saygılarımı sunuyorum.”
Eyyübiye Tarım ve Orman İlçe Müdürü İsa İZGİ sera artıklarının doğru ve zararsız bir şekilde imhasına dikkatleri çekerek uyarıda bulundu.
Eyyübiye İlçesine bağlı Karaali ve Horoz mahallelerinde incelemelerde bulunan Müdür İZGİ; “yol kenarlarına ve kanal diplerine seralardan sökülen bitki artıklarının, başta tarla da ekili olan bitkiler ve önümüzde ki sezon yetiştirilecek olan pamuk, mısır ve tüm tarla bitkileri olsun bahçe bitkileri olsun hepsi için hastalık ve zararlı tehdidi oluşturarak uygun bir zemin sağlamakta olduğunu ifade etti ve, bu sene Pamuk ta karşılaştığımız ve çözümünün sağlanamadığı zararlıların başında gelen zenk dediğimiz yaprak biti, yaprak pireleri ve yeşil kurt, kırmızı gaziantep escort bayan örümcek gibi zararlılara konukçu olan bu yaklaşık 1 kilometrelik alana yayılmış sera artıklarının tarlalardan uzaklaştırılarak acilen yakılıp imha edilmesi gerekmektedir. Üreticilerimize ve mahalle sakinlerine önemle duyurulur” diye konuştu.
İlki 2019 yılında gerçekleştirilen, Davut Zeki Akpınar
Lisesi 96 Mezunları gecesinin ikincisi Şanlıurfa’nın tarihi konuk evlerinden
birinde düzenlendi.
Şanlıurfa Davut Zeki Akpınar Lisesi 96 mezunları tertip heyetince hayata geçirilen gecede; 1996 yılında okuldan mezun olan dönem arkadaşlarımız olarak, 24 yıl aradan sonra tekrar bir araya gelme fırsatı yakalayarak eski günleri yad ettik, geçmişi ve geleceği konuştuk diye konuşan 96 mezunları tertip heyeti üyesi Osman İNATOĞLU gazetemize vermiş olduğu demeçte; “dönem olarak tüm mezun arkadaşlarımız başta olmak üzere ve özellikle geceye iştirak eden değerli ve fedakar kardeşlerime teşekkür ediyorum aynı zamanda tertip heyeti üyelerimiz Orhan KOCABEY, Mustafa ÇALIŞKAN, Ebubekir FIRAT,Halil ARSLAN, Mehmet ALTUN, Halil PİŞKİN, Mehmet YILDIZ kardeşlerimin de yoğun çalışmaları arasında, kardeşlik adına, birlik beraberlik adına göstermiş oldukları fedakarlıktan ötürü de hassaten teşekkür etmek istiyorum. İkincisini gerçekleştirdiğimiz bu gecemiz artık gelenekselleşmiştir ve belirli periyotlarda kıymetli kardeşlerimizle bir araya gelmeye devam edeceğiz.21.02.2020 Cuma akşamı düzenlediğimiz gece, eğlence havasında, sıra gecesi ve en tatlı acımız olan Çiğ köfte eşliğinde devam etti” diye konuştu.
Pamuğun merkezi Şanlıurfa’da ProGen Tohum firması tarafından düzenlenen panel yoğun ilgi gördü.
“2019 Yılında Pamukta yaşanan sorunlar ve 2020 beklentileri” konulu panel, Şanlıurfa Gap Tarımsal Eğitim
Merkezi (GAPTEM) salonunda gerçekleştirildi.
Progen Tohum Bölge Müdürü Mehmet BEDEN urfahaberci.com’ a yapmış olduğu açıklamada; “ProGen tohum firmamızın sosyal sorumluluk
anlayışıyla gerçekleştirmiş olduğu bu panelde, Harran Üniversitesi Tarla Bitkileri
Bölümünden Doç.Dr. Osman ÇOPUR’un moderatörlüğünce, 2019 Yılında Pamuk verimlerinin düşüş
nedenleri ve 2020 Yılı beklentileri
konuşulup tartışılarak,Pamuk yetiştiriciliğinde çevresel faktörler, zararlılar
ve iklimin etkisi konuları üzerinde duruldu, diye konuşan BEDEN; ProGen olarak
her zaman çiftçilerimizin yanında olduğumuzu belirterek, geçen yıl ki gibi
olumsuzlukların ve verim kayıplarının yaşanmamasını diliyor, bereketli bir
üretim sezonun yaşanmasını tüm tarım camiamız ve çiftçilerimiz adına temenni
ediyorum”dedi.
ProGen Tohum Genel Koordinatörü Prof.Dr. Cafer MART’ ın da katıldığı
panele; Gıda Tarım ve Hayvancılık İl
Müdürü Dr. Murat ÇAKMAKLI, Ticaret
Borsası Başkanı Mehmet KAYA, Ziraat Mühendisleri Odası Başkanı Abdullah MELİK’
in yanı sıra Akademisyenler, Tarım Teşkilatı, Ziraat Mühendisleri ve
Çiftçilerden oluşan 250 davetli katılım sağladı.
Dün akşam saat 20:55 te merkez üssü Elazığ ili Sivrice ilçesinde meydana gelen yıkıcı ve şiddetli deprem Elazığ başta olmak üzere Malatya’ da da can ve mal kaybına sebep olmuş, depremin şiddeti ve sarsıntısı kısmen Karadeniz illerinde ve tüm Doğu ve Güneydoğu illerinde hissedilerek vatandaşların korku dolu anlar yaşayarak geceyi sokaklarda geçirmesine sebep olmuştur.
Biz de KIRVAR Gençlik Platformu olarak, Siverek Belediyemizin koordinesince Ağaçhan Parkında düzenlenen Elazığ ve Malatya’ da ki depremzedeler için başlatılan yardım kampanyasına destek verdik ve destek vermeye devam etmekle kalmayıp, Sivereğimizde ki tüm STK’ lara çağrıda bulunarak; bu insani yardıma katkı sağlamaları için sesleniyoruz. Ve gerçekleştirilen yardım kampanyasına katılan ve katılacak olan tüm Siverek halkına canı gönülden teşekkür ediyoruz, diye açıklamada bulunan KIRVAR Gençlik platformu; Elazığ ve Malatya’ da hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyoruz. Tüm Türkiye’ ye geçmiş olsun, dedi.
Son zamanlarda bölgenin yükselen yıldızları arasında olan
URFA FISTIĞI şimdilerde ise organik tarım tekniği uygulanarak yetiştirilmesi
ile gündemde.
Türkiye’ de gerek ağaç sayısı olarak ve gerekse üretim miktarı olarak en fazla il olan Şanlıurfa’ da URFA FISTIĞI üreticilerine yönelik Gaziantep’te gerçekleştirilen “FISTIKTA ORGANİK TARIMA GEÇİŞ ÇALIŞTAYI” üreticiler tarından yoğun ilgi gördü.
Şanlıurfa’ da faaliyet gösteren SARUHAN Tarım satış ve
pazarlama müdürü Osman İNATOĞLU yapmış olduğu açıklamada; bu çalıştay da ki en
temel amacımız şüphesiz ki Milli Ekonominin Temeli Olan Ziraate katkı
sunmaktır. Şanlıurfa başta olmak üzere bölgemiz de büyük bir yere ve öneme
sahip olan FISTIK ta üretim ve üretim teknikleri hakkında çiftçilerimizi Ziraat
alanında uzman hocalarımız tarafından bilgilendirdik ve hocalarımızla
üreticilerimizi bir araya getirerek, sorunlar, çözümler ve öneriler hakkında
birebir ilk kaynaktan çiftçilerimiz istifade etme şansı yakalamışlardır.
Fıstık üretiminde karşılaşın doğru bilinen yanlışların
düzeltildiği bu çalıştay da, üretimde karşılaşılan hastalık ve zararlı
popülasyonu ve çözümünde organik Bitki koruma Ürünlerinin kullanılmasını
başarıp, tam anlamıyla URFA FISTIĞINDA
organik tarıma geçişi sağlayarak, insan sağlığı başta olmak üzere çevre ve
hayvan sağlığının korunmasını hedefliyoruz.
Bölge de öncü üreticilerin davetimize icabet ettiği çalıştaya katılım sağlayan tüm çiftçilerimize,
başta İnsan, çevre ve hayvan sağlığının korunmasında önemli bir yere sahip olan
Organik Tarıma vermiş oldukları önem adına teşekkür ediyor, her zaman
çiftçilerimizin yanında olduğumuzu ifade etmek istiyorum” dedi.
AYHAN; “Darbeci yönetimin BASIN’a darbe girişimini kınıyorum”!
GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Saim
AYHAN, demokrasinin çöktüğü Mısırın başkenti Kahire’de, kanunsuz ve gerekçesiz
bir şekilde Mısır güvenlik güçlerince Anadolu Ajansı bürosuna gerçekleştirilen
baskını ve gazetecilerin göz altına
alınmalarını şiddetle kınadı.
Gazeteci Mustafa Saim AYHAN yapmış olduğu açıklamada;
“ Anadolu Ajansı
Kahire bürosu 4 çalışanı gazetecilerin, gerçekleştirilen baskında bilgisayarlar
ve tüm iletişim cihazlarının yanı sıra özel cep telefonlarına kadar el
konularak, büroda saatlerce süren arama sonucu belirsiz bir yere götürülmek
suretiyle göz altına alınmaları ve Mısır’ın yetkili mercilerinden bu skandal
olaya dair bir açıklama yapılmaması, darbeci yönetimin Türk basınına ve basın
özgürlüğüne karşı da demokratik olmayan tutumunu tüm Dünyaya göstermiştir.
Sorumsuzca ve kanunsuzca, hiçbir hukuki dayanak olmadan,
illegal bir şekilde, ajans çalışanlarının gözaltına alınması, basına ve ifade
özgürlüğüne açıkça saldırıdır. Yapılan yanlıştır ve suç işlenmiştir. Bu skandalın müsebbiblerinin Türkiye ve Türk
basınından özür dilemelerini ve göz altına alınan ajans çalışanlarının
ivedilikle serbest bırakılmalarını bekliyoruz. Yapılan bu insan hakları
ihlalini şiddetle kınıyorum” diye konuştu.
Can MUHTAR, Mina pırlanta MÜCEVHARAT FİRMASI ADINA, her yıl geleneksel olarak yazar, çizer, üst düzey sanat ve sanat adamları ile bir takım seçkin özel davetlilerin katılımıyla yapılan açık artırmada, satışı gerçekleşen kolye, elmas yüzük, pırlanta gibi özel tasarım ürünlerinin gelirini, yardım sever kuruluşlara bağışta bulunmakta. Geçtiğimiz yıl , Mina Pırlanta Mücevherat firması sahibi Can Muhtar’ın, özel tasarımını yaptığı, kolye ,elmas yüzük gibi takıları, açık artırma usulüyle satışa sunmuştu….!
Açık artırmada satışı gerçekleşen kolye, elmas yüzüğünün geliri, Can Muhtar tarafından, Gazi ve Şehitler vakfına bağışlamıştı.. Mina Pırlanta Mücevherat Firması, geçen yıl olduğu gibi , bu yılda aynı şekilde. Kolye, elmas yüzük şirinevler escort gibi , kendi özel tasarımlarını, açık artırma usulü satışa sundu. Açık artırma usulü ile müzayeden elde edilen geliri, Can MUHTAR geçen yılda olduğu gibi, bu yılda , Gazi ve Şehitler Vakfına bağışladı…
Can Muhtarın bu milli ve manevi davranışı, Gazi ve Şehit ailelerin acısını azda olsa yarıya indirmiş oldu …
Gazi ve Şehitler vakfına yaptığı yirmi bin liralık engelsiz katkıdan dolayı Can Muhtar plaketle ödüllendirildi…
Başkan Kıymaz, AK Partili Aydın’dan ‘THY’nin Gazetecilere İndirim Yapmasını’ İstedi
AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın ziyaretinde GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Kıymaz, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, GAP gazeteciler birliğinin 2019 faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. Cemiyet olarak taleplerini içeren mektubu Ahmet Aydın ve milletvekillerine takdim etti.
KIYMAZ, Ahmet Aydın’dan ‘T.H.Y.nin gazetecilere indirim’ uygulamasını istedi
AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın ve beraberindeki partili heyet GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz’ı ziyaret etti.
AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’ın ziyaretinde GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Kıymaz, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, GAP gazeteciler birliğinin 2019 faaliyetleri hakkında bilgiler verdi. Cemiyet olarak taleplerini içeren mektubu Ahmet Aydın ve milletvekillerine takdim etti. Mektubu okuyan Aydın GAP Gazeteciler Birliğinin talebi olan belediye anonsların sona erdirilerek duyuruların özel radyo ve televizyon tarafından yaptırılarak hem gürültü kirliliğine son verilmesi ve özel radyo ve televizyonlardan anonsların yapılarak yerel tv-Radyolara gelır sağlanması hususuyla ilgili Basın İlan Kurumu Genel Müdürü Mehmet Akarca’yı ve T.H.Y. genel müdürü Bilal Ekşi’yi telefonla arayarak gazetecilere indirim sağlanmasıyla ilgili talebi iletti, konu hakkında çalışma yapılmasını istedi, talebi içeren mektubu watsaapla genel müdürlere yolladı.
-“THY, SARI BASIN KARTI SAHİPLERİNE, ŞEHİT EŞİ VE GAZİLERE İNDİRİM YAPMASI GEREKİYOR”
Kıymaz, yaptığı konuşmasında, sarı basın kartı sahibi gazetecilerin daha önceleri Türk Hava Yolları seyahatlerinde, yüzde 50 bilet indirimi yapıldığını ve gazetecilerin seyahatlerinde bir ekonomik destek sağlandığını anımsattı.
Türkiye’nin en önemli kuruluşlarından bir idir 20 yıl önce, 30 yıl önce bu indirimi yapan THY’de bugün gelinen nokta itibariyle dünyada büyük şirketler arasında yer aldığını vurgulayan Kıymaz, “Bu kadar zenginleşmiş, filosunu büyütmüş bir kurum ve kuruluşunda, gazetecilere ve sarı basın kartı sahiplerine, şehit eşlerine, gazilere seyahatlerde indirim sağlanması gerekiyor buda şirkete ağır bir yük getirmeyeceği kanaatindeyim. “dedi.
-“GAZETE YAZI PUNTOLARI 12 OLSUN”
Gazete yazılarının harflerinin çok küçük olduğuna da değinen Kıymaz, küçük olmasının sebebinin de yasal zorunluluklardan kaynaklandığına işaret ederek, şöyle devam etti:
“10 punto olarak yayınlanıyor ve 40 yaşının üzerindeki her 10 kişiden rahat 8 kişi yakın okuma sorunu yaşıyor ve bizler 40 yaşının üzerindeki herkes gazeteyi okurken başlığı okuyoruz, içeriği okuyamıyoruz neden çünkü harfler çok küçük. Yani biz sadece gazetelerin başlığını okuyarak geçiyoruz, burada basın ilan kurumu ve basın enformasyon genel müdürlüğü dediğimiz bugün ki Cumhurbaşkanlığını, burada bir düzenleme yapılması gerekiyor buda Basın İlan Kurumu ve Basın Enformasyon Genel Müdürlüğü İletişim Başkanlığı’nın, genelgelerle alınacak kararlarla bu puntolar, 10 değil de, 12 olsun o zaman daha okunabilir, yakın gözlük kullananlarda rahatlıkla okuması sağlanacaktır. Ben mektup hazırladım sayın vekilimizden gerekli yerlere iletmesi için talep de bulunuyoruz cemiyet olarak ve bunlara da karşılık bulursak sektörümüzde de bir rahatlama meydana geleceğine inanıyoruz.”
Kıymaz’ın dile getirdiği sorunlarla bire bir yakından ilgileneceğini aktaran Milletvekili Aydın, “Adıyaman’da yerel medyanın gücü bizler için çok önemli, Bunun için bizlerde sorunların gerekli yerlere iletip bu sorunların çözülmesi için elimizden geleni yapacağız.” dedi
– “DÜNYANIN 10 BÜYÜK PROJESİNDEN 6’SINI TÜRKİYE YAPTI”
Dünyanın 10 büyük projesinden 6’sını Türkiye’nin yaptığını dile getiren AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Ahmet Aydın ise “Yetmez diyoruz artık, SİHA’mız, İHA’mız, topumuz, tüfeğimiz her şeyimiz olsun istiyoruz ve yerli otomuz olsun istiyoruz ki oluyor da bunlar. Savunma sanayide müthiş mesafeler aldık tamamen yerli ve milli sanayiye doğru ciddi hamleler yapıldı ve dışarıda etkin bir dış politika var. yani Amerika ne der, Rusya ne der değil, Avrupa ne der değil. Benim milletim ne der, ümmet ne der, Türkiye’nin menfaatleri neyi gerektiriyorsa ona göre kararlar alınıyor.”şekinde ifade etti.
-MİLLETVEKİLİ AYDIN: LİBYA İLE EN ÇOK İLİŞKİSİ OLMASI GEREKEN ÜLKE TÜRKİYE
Aydın, Perşembe günü tezkerenin geldiğini belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Türkiye’nin menfaati, ümmetin menfaati akabinde bu coğrafyanın menfaati bunu gerektiriyor ki, Libya’yla tarihi bağlarımız var. inanç birlikteliğimiz var, denizden komşuluğumuz var ama Libya’yla alakası olmayan onlarca devlet orada, oradaki terör örgütlerine ha bire silah dayıyor, silah satıyor orayı karıştırıyor. Akdeniz’de petrol üretmeye çalışıyor, petrol arıyor ama Türkiye’nin sınırdaşı, denizden Libya ile komşuluğu da var. Doğu Akdeniz de ne işi var, niye petrol arıyor, işte niye Libya’yla bu tür münasebetlere giriyor. Şimdi burada sormak lazım, Yani Türkiye’nin Libya’yla ilişkisi olmazda, Amerika’nın mı ilişkisi olur, Fransa’nın mı ilişkisi olur, Avrupa’nın mı ilişkisi olur. En çok ilişkisi olması gereken ülke Türkiye, hakeza Suriye’de öyle sınırlarımız yan yana Akrabalığımız var, komşuluğumuz var aileler iç içe girmiş ve oradan Türkiye ye yönelen çok ciddi tehditler var, oradan Türkiye’ye gelmiş 3 milyonun üzerinde mülteci kardeşimiz var. Ondan sonra siz müdahale etmeyin, bütün külfet bizde ama birileri de gelip orada Petrolü nasıl emeriz, silahlarımıza nasıl dayarız, nasıl satarız onun hesabını yapıyor. O yüzden güçlü olmak zorundayız.”
Ziyarette, AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Ahmet Aydın’a, AK Parti Adıyaman İl Başkanı Mehmet Dağtekin, AK Parti Adıyaman Milletvekili Yakup Taş, AK Parti Adıyaman Milletvekili İbrahim Halil Fırat, AK Parti Adıyaman İl Gençlik Kolları Başkanı Mustafa Yalçın, AK Parti Adıyaman İl Kadın Kolları Başkanı Perihan Gümüş, AK Parti Adıyaman Merkez İlçe Başkanı Mustafa Alkayış eşlik etti.
Gap Gazeteciler Birliği Genel Başkanı Zeynel Abidin Kıymaz’ın AK Parti Genel Merkez Disiplin Kurulu Başkanı ve AK Parti Adıyaman Milletvekili Ahmet Aydın’a teslim ettiği mektubun içeriğinde şunlar yer aldı:
GAZETE HARFLERİ 12 PUNTO OLSUN “Bilindiği üzere 40 yaş üzeri vatandaşların genelinde yakın okuma zorluğu vardır, gazete yazı puntolarının 10 punto olma zorunluluğu nedeniyle küçük olan gazete harflerinden dolayı vatandaşlarımızın çoğu gazetelerin sadece başlığını okuyor içeriğini okuyamamaktadır. Gazete yazı punto ebatlarının 12 punto olarak değiştirilmesi hususunda Basın ilan Kurumu ve Cumhurbaşkanlığı iletişim başkanlığının karar almasını istiyoruz. Bu durum gerçekleşirse gazetelerdeki haberlerin tamamının bütün vatandaşlarımız tarafından okunma imkânı da artacaktır.
Belediyeler hoparlörden değil özle Tv-Radyolardan duyuru yapsın
Belediyelerin kent merkezlerinde il ve ilçelerde olur olmaz saatlerde taziye, vefat v.s. sık sık anons etmesi gürültü kirliliği meydana getirmektedir, çarşı pazarda telefonla görüşenlerin konuşmaları bu gürültüyle kesintiye uğramaktadır. İletişimin arttığı günümüzde hoparlörden anons sisteminin kaldırılarak, belediyelerin benzer duyurularını bölgesinde yayın yapan yerel Radyo ve televizyonlarda alt yazı ve anons edilerek vatandaşa duyurulmasının sağlanması her yönüyle faydalı bir adım olacaktır. Böylelikle yerel Radyo ve televizyonlara da gelir sağlanmış olacaktır.
T.H.Y. GAZETECİLERE İNDİRİM SAĞLASIN
T.H.Y. da eskiden uygulanan ve uygulamadan kaldırılan sarı basın kartı sahiplerine indirim ayrılacağı tekrar gazetecilere sağlamalıdır. T.H.Y. bu gün bütçe ve kapasite olarak eskisinden kıyaslanmayacak kadar güçlü bir kuruluştur. Haber, toplantı peşinde hayatı koşturmakla geçen gazetecilerin ulaşım giderlerine de derman olacak bu adımın atılmasını AK partinin sağlayacağına inancımız tamdır. Talebimize olumlu yanıt geleceğini umarak şimdiden teşekkür ediyor yeni yılın ülkemize devletimize aydınlık huzurlu bereketli bir yıl olmasını diliyorum” dendi Kaynak:PHA
İzmir’ de sunulan Şanlıurfa’nın eşsiz lezzetlerinin tek
adresi URFA CİĞERCİSİ ni Ege’ nin incisi İzmir çok sevdi.
Tarihi ve mistik atmosferiyle Güneydoğu Anadolu’nun en güzel
şehri olduğu kadar, huzur ve kardeşliğin de en güzel yaşandığı örneklerden olan
Şanlıurfa’nın dünyaca ünlü mutfağı ve zengin menüsüyle, tüm İzmir’e Şanlıurfa’nın kendine has damak tadı zevkini, fonda
çalan Şanlıurfa türküleri eşliğinde yaşatan URFA CİĞERCİSİ; İsmet kaptan
mahallesi hürriyet bulvarı Çankaya adresinde, temiz, nezih ve hijyenik bir
ortamda, Şanlıurfa’ nın sıcak kanlı, samimi ve güler yüzlü ev sahipliğinde,
Şanlıurfa kebabını kendine has sunumuyla tatmak isteyen herkesin müdavimi
olacağı bir mekân.
Şanlıurfa’nın çok zengin mutfak ve yemek kültürüne ait o
meşhur kebap türleri dediğimiz; patlıcanlı kebap, soğan kebabı, domatesli
kebap, haşhaş kebabı ve mevsiminde kemeli kebap çeşitlerinin yanı sıra kuzu
ciğeri ile birlikte tüm sakatat çeşitlerini Urfa’ya özgü bir şekilde sunan URFA
CİĞERCİSİ; Şanlıurfa’nın damak zevkini İzmir’ de yaşatıyor.
URFA CİĞERCİSİ 0 542
743 35 63 numaralı alo paket hattı ile de evlere ve iş yerlerine yemek servis
ediyor.
GAP gazeteciler birliği genel merkezi tarafından düzenlenen ‘KIBRIS MESELESİ’ konulu konferans Malatya ve Adıyaman illerinde gerçekleştirildi. Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetinde 21-25 Aralık şehitler haftası adıyla yapılan etkinlikler ada dışına da taşındı ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Türk Mukavemet Teşkilatı ( TMT) başkanı Yılmaz Bora KIBRIS MESELESİ konulu konferansıyla ilk ağızdan katılımcıları bilgilendirdi.
GAP gazeteciler birliği genel merkezi tarafından düzenlenen ‘KIBRIS MESELESİ’ konulu konferans Malatya ve Adıyaman’da düzenlendi.
Kuzey Kıbrıs Türk cumhuriyetinde 21-25 Aralık şehitler haftası adıyla yapılan etkinlikler ada dışına da taşındı ve TMT başkanı Yılmaz Bora KIBRIS MESELESİ başlıklı konferansıyla birinci elden vatandaşları bilgilendirdi.
Konferansın açılışında konuşan GAP gazeteciler birliği genel başkanı Zeynel Abidin Kıymaz gazetecilerin toplumu aydınlatma gibi bir görevleri de olduklarına dikkat çekerek şunları söyledi ‘. Bu gün ak denizde bulunan doğalgaz ve petrol rezervleri için emperyalist devletler güç gösterisinde bulunuyorlar, bu sebeple Kıbrıs davası her zaman önemliydi, Ak denizdeki gelişmeler nedeniyle Kıbrıs’ın önemi daha da arttı. Bu aktüel konuyla ilgili hemşerilerimiz vatandaşlarımız bilgilerini güçlendirsinler diye bu konferansı tertip ettik, konuşmacı büyüğümüz Yılmaz Bora beyde eokacılar tarafından silahlı saldırıya uğramış bir gazimizdir ’ dedi.
Konferansın ilk bölümünde 1974 barış harekatıyla Ada’yı terör yuvasına çeviren Rum ve Yunan çetelerinin bertaraf edilerek Ada’ya huzur ve sükûneti Türkiye’nin sağladığına dikkat çeken Yılmaz Bora konferansta şunları söyledi ‘ .. 571 yılında Venedikliler ’den alınan ve 307 yıl Osmanlı hâkimiyeti altında kalan Kıbrıs’ın yönetimi 1878 yılında, hükümranlık hakkı Osmanlı İmparatorluğunda kalmak kaydıyla, İngiltere’ye devredilmiştir. Birinci Dünya Savaşı yıllarında Osmanlı İmparatorluğu ile İngiltere’nin ayrı saflarda yer almasının da bir sonucu olarak, İngiltere 1914’te tek taraflı bir kararla adayı ilhak etmiştir. Türkiye Ada üzerindeki İngiliz egemenliğini Lozan Antlaşmasıyla 1923’te tanımıştır.
18. yüzyıl başlarına kadar Kıbrıs’taki Türk sayısı Rumlardan fazla olmuştur.
1931’den itibaren Kıbrıslı Rumlar, Yunanistan ile birleşme taleplerini yoğunlaştırmışlardır. Kıbrıs’ın Yunanistan ile birleştirilerek, tamamen bir “Elen” adası haline getirilmesi şeklinde özetlenebilecek olan “ENOSİS” kampanyasına, İkinci Dünya Savaşından sonra hız verilmiştir. Yunanistan, 1954’te Kıbrıs sorununu Birleşmiş Milletlere götürme kararı almıştır. Yunanistan, 1954-1958 yılları arasında “self-determinasyon” amacıyla BM’ye yaptığı çeşitli başvurularda bir başarı sağlayamamıştır. Bu arada Yunanistan’dan gelen Albay Grivas 1955 yılında EOKA terör örgütünü kurmuş ve Ada’daki şiddet eylemleri giderek artmıştır. 1955-1958 döneminde Kıbrıslı Türkler 33 karma köyü terk etmek zorunda kalmışlardır. İngiltere bu durumda, 1956’da, sadece Rumların değil, aynı ölçüde Kıbrıslı Türklerinin de “self determinasyon” hakkı bulunduğunu ve bu çerçevede taksim talebinin de geçerli bir seçenek oluşturduğunu açıklamıştır.
Şiddet eylemleri nedeniyle 1955-58 döneminde Kıbrıslı Türkler 33 karma köyü terk etmek zorunda kalmışlardır. Enosis’e karşı kendi örgütlenme çalışmalarına başlayan Kıbrıslı Türkler, gelişmelere paralel olarak, “taksim” görüşünü geliştirmişlerdir.
Yunanistan’ın BM’den tek taraflı “self-determinasyon”, Enosis lehinde bir karar elde edememesi, Kıbrıslı Türklerin Enosis’e karşı direnişleri ve Türkiye’nin kendilerini desteklemekteki kararlılığı, Türkiye ile Yunanistan arasında müzakerelerin başlatılmasına imkân sağlamıştır. Türkiye ile Yunanistan 11 Şubat 1959 tarihinde Zürih’te anlaşmaya varmışlar, Londra’da İngiltere’nin ve Kıbrıs’taki iki toplumun liderlerinin onayını almışlardır. Bu şekilde ortaya çıkan Zürih ve Londra Anlaşmaları bağımsızlık, iki toplumun ortaklığı, toplumsal alanda otonomi ve çözümün Türkiye, Yunanistan ve İngiltere tarafından etkin garantisi ilkelerine dayandırılmıştır.
“Kıbrıs Cumhuriyeti”, adanın iki halkı arasında ortaklık temeline dayandırılan uluslararası antlaşmalar uyarınca 1960 yılında kurulmuştur. Bahse konu antlaşmalar tarafından garanti edilen Anayasası, adadaki Kıbrıslı Türk ve Rum halklarının eşit siyasi hak ve statüsüne dayandırılmıştı. Kıbrıs Rum tarafı, 1960 Cumhuriyeti’nin kurulduğu şekilde yaşamasına şans vermemiş, söz konusu antlaşmalar sistemiyle vücuda gelen “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin yapısını, Kıbrıs Türklerini devlet kurumlarından dışlamaya, izole etmeye, Ada’daki varlıklarını sona erdirmeye ve nihayet Yunanistan ile birleşme (ENOSIS) yolunu açmaya yönelik olarak değiştirme girişimleri başlatmışlardır.
Zamanın Cumhurbaşkanı Makarios, Zürih-Londra Antlaşmalarımın Kıbrıslı Türklere adil olanın ötesinde haklar verdiğini ve 1960 Anayasasının işlemez olduğunu öne sürmeye başlamış ve 30 Kasım 1963’te anayasanın tadili için, Türk Cumhurbaşkanı Yardımcısının veto hakkının kaldırılmasını da içeren 13 maddelik önerilerini Cumhurbaşkanı Yardımcısı Dr.Küçük’e iletmiştir. Bu öneriler, 16 Aralık 1963’te Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye tarafından reddedilmiştir.
Kıbrıs Rum tarafı 21 Aralık 1963 tarihinde Kıbrıs Türk toplumuna karşı kapsamlı ve sistematik saldırılara geçmiştir. Kıbrıslı Türkler devlet kurumlarından uzaklaştırılmıştır. Kıbrıs Türk tarihine “Kanlı Noel” adıyla geçen bu kampanya önceden hazırlanmış olan “Akritas Planı”na dayandırılmıştır. Türklerin imhası veya Ada’dan atılmasını öngören Akritas Planı, basit bir örgütün eylem planı olmayıp, Rum yetkililerce hazırlanan bir etnik temizlik girişimidir. Akritas planının uygulanması sonucunda, 30.000 Kıbrıslı Türk 103 köyü terk etmek zorunda kalmıştır. Kıbrıs Türk nüfusu yerlerini terk etmek zorunda kalmış, ada yüzölçümünün %3’üne tekabül eden, adada denize çıkışı olmayan ve sürekli kuşatma altında tutulan küçük bölgelere sığınmıştır.
Dolayısıyla, “Kıbrıs Cumhuriyeti,” Kıbrıslı Rumların 1963 yılında tek taraflı olarak güç kullanımıyla anayasayı feshetmelerinden sonra ortadan kalkmıştır.
1963 “Kanlı Noel” olaylarından sonra, 27 Aralık 1963’e üç garantör ülkenin askerlerinden oluşan bir “Barışı Koruma Kuvveti” oluşturulmuştur. Bu çerçevede İngiliz generalin yeşil bir kalemle harita üzerinde çizdiği bir çizgi ile Lefkoşa 30 Aralık 1963’te ikiye ayrılmıştır. Bu tarihten itibaren bu sınır “Yeşil Hat” olarak adlandırılmıştır.
Kıbrıs sorunu, Rumların Kıbrıs Türklerini 1960’da kurulan ortaklık devletinden dışlama, Ada’da birlikte yaşama ve Ada’yı birlikte yönetme mutabakatını terk ederek, devleti gasp etmeye çalıştıkları 1963 yılından bu yana, uluslararası toplumun gündemindedir. Kıbrıs Türk tarafı ve Türkiye, Kıbrıslı Türklerin 1960 yılında kurulan devletin eşit ortakları olarak haklarını kullanamamasına neden olan bu yasadışı ve gayrimeşru durumu hiçbir zaman kabul etmemiştir.
Bilahare, BM Güvenlik Konseyi’nin, 4 Mart 1964’de aldığı 186 sayılı kararla adaya uluslararası barış gücü (UNFICYP) konuşlandırılmıştır. Bu arada, Yunanistan adaya gizlice askeri kuvvet yollamaya başlamış, bu kuvvetin sayısı zaman içinde 20.000’e ulaşmıştır. Böylece, bir ortaklık devleti olmaktan çıkarak bir Rum yönetimine dönüşen Kıbrıs Cumhuriyeti fiilen Rum/Yunan kontrolü altına girmiş ve iki halk birbirinden tamamen kopmuştur.
1967’de Yunanistan’da yönetimi askeri darbeyle ele geçiren Cunta, Enosis’e ulaşmak için Keşan ve Dedeağaç görüşmelerinde Türkiye ile pazarlığa kalkışmış, bundan sonuç alamayınca Kıbrıs’ta Boğaziçi ve Geçit kale köylerine karşı saldırılar düzenlenmiş, bu saldırılara Yunan birlikleri de katılmıştır. Türkiye’nin anlaşmalardan doğan müdahale hakkını kullanacağı yönündeki ihtarı üzerine bu buhran son bulmuş ve Yunanistan, BM gözetimi altında Ada’dan kuvvetlerini çekmek zorunda bırakılmıştır.
Rum tarafı anlaşmaya yanaşmamış, Kıbrıslı Türklerle ortak bir geleceği paylaşmayı reddetmiştir.
Kıbrıs Türklerinin yönetimden uzaklaştırılması üzerine Kıbrıs Rumlarının arasında görüş ayrılıkları belirmeye başlamıştır. EOKA’cılar arasında ortaya çıkmaya başlayan görüş ayrılıkları, Türkiye’nin müdahalesinden çekinen ve Türkleri ekonomik yoldan alt etmeyi yeğleyen Makarios ile süratle sonuç alınmasını arzulayan eski cuntacıları içeren EOKA-B’cilerin karşı karşıya gelmelerine neden olmuştur. 15 Temmuz 1974 tarihinde Yunan Cuntasının desteğiyle EOKA lideri Nikos Sampson, adayı Yunanistan’a bağlamak amacıyla Makarios’a karşı bir darbe gerçekleştirerek iktidarı kısa süreyle ele geçirmiştir. Kıbrıs’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne kasteden bu hareket karşısında Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması çerçevesinde, önce İngiltere’ye ortak müdahale teklifinde bulunmuştur. Türkiye, İngiltere’nin olumsuz cevap vermesi üzerine, Ada’daki Türklerin güvenliğini de dikkate alarak 20 Temmuz 1974 günü Barış Harekatı’nı başlatmıştır. Böylece Kıbrıs’ın Yunanistan’a ilhakı önlenmiş, Kıbrıs Türk halkının varlığı da güvence altına alınmıştır. Türk Barış Harekâtı aynı zamanda Yunanistan’da Cunta idaresinin de sonu olmuş ve ülkeye demokrasi getirmiştir.
TURKIYE AKDENIZE BARIŞI GETİRMİŞTİR
Bu barış harekâtı Ada’ya barış huzur getirmiş, bu harekât neticesinde Yunanistan’daki cunta yönetimi devrilmiş sürgünündeki Karamanlis ülkesine dönmüştür. Yani 1974 barış harekâtı hem Kıbrıs’a demokrasi huzur getirmiş hem de Yunanistan’a demokrasi getirmiştir.
15 Kasım 1983 tarihinde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Türk halkının “self-determinasyon” (kendi kaderini tayin etme) hakkına dayanılarak ve siyasi eşitliği vurgulanarak ilan edilmiştir. Bu yola gidilirken federasyon tezi muhafaza edilmiş ve Rum tarafına barış ve çözüm çağrısında bulunulmuştur.’ dedi.
Konferansın ikinci bölümünde KKTC’nin kuruluşu sonrası yapılan mücadele ve uluslararası alanda KKTC’nin tanınması ve devlet olarak refahın artırılmasına yönelik çabalardan da bahseden Bora’nın konferansına; Adıyaman milletvekili Abdurrahman Tutdere, GAP Gazeteciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Saim AYHAN, çok sayıda kamu yöneticisi, STK temsilcisi ve gazeteciler katıldı.
ADIYAMANLI KIBRIS GAZİSİ GÖZLERİ YAŞARTTI
Toplantıya katılan ve 1974 barış harekâtında gazi olan Adıyamanlı Yusuf Ayaz’la Yılmaz Bora’da bir araya gelerek hatıra resmi verdiler. Yusuf Ayaz 1974 barış harekâtında Bolu hava indirme harekâtında Kıbrıs adasına inen 7 Adıyamanlı asker olduklarını ve 3 Adıyamanlı askerin şehit olduğunu 2 sinin ağır yaralandığını söyledi. iki gazi biri birine sarılınca salonda duygulu anlar yaşandı. Konferans sonunda konuşmacı Yılmaz Bora’ya GAP gazeteciler birliği genel başkanı Zeynel Abidin KIYMAZ günün anısına plaket takdim etti.
Harran Üniversitesi Eğitim Fakültesi Temel Eğitim Bölümü ve Sınıf Öğretmenliği 4. Sınıf Öğrencileri tarafından hazırlanan Görsel Sanatlar Final Sergisi Osmanbey Yerleşkesinde açıldı. Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Fuayesindeki açılışa akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Görsel Sanatlar Öğretimi dersi kapsamında danışmanlığını Dr. Öğr. Üyesi Emine TEKER ve Öğr. Gör. Necla TOSMUR’un yaptıkları sergide, öğrencilerin ders kapsamında yaptıkları uygulamalar sergilendi. Sergide ilkokul kademesine yönelik öğretmen adayları tarafından yapılabilecek tekniklerden yaprak baskı, ip baskı, patates baskı, pastel kazıma tekniği, ebru tekniği, taş ve tabak boyama ile maske uygulamalarına yer verildi.
Ankara’da kantinden aldığı şırınga şeklindeki oyuncak sıvı çikolatayı yerken, fenalaşarak hayatını kaybeden Mert Yağız Köksal’ın (7) nefes borusuna kaçarak ölümüne neden olan şırınga kapağı Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside çıkarıldı. Şırınga kapağı yürütülen soruşturma kapsamında incelenecek.
Ankara Keçiören’de bulunan Şehit Ahmet Kabukçu İlkokulu’nda eğitim gören Mert Yağız Köksal, önceki gün saat 08.30’da teneffüste kantinde aldığı şırınga şeklindeki oyuncak sıvı çikolatayı yemeye başladıktan sonra fenalaştı. Bir anda yere yığılan Mert’e ilk müdahaleyi Sıddık adlı okul görevlisi yaptı. Öğretmenler ve okul görevlileri, Mert’i okulun karşısındaki sağlık merkezine götürdü. Buradan Keçiören Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan Mert, saat 09.10’u gösterdiğinde yolda hayatını kaybetti. Mert’in ölümü ile ilgili soruşturma sürerken Milli Eğitim Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da okul yöneticilerinin açığa alındığı belirtildi. Mert’in nefes borusuna kaçarak ölümüne neden olan şırınga kapağı Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopside çıkarıldı. Parçada diş izine benzer ısırık izi olduğu görüldü. Şırınga kapağı yürütülen soruşturma kapsamında incelenecek. Mert’in ölümüne ilişkin soruşturma ise sürüyor.
Barış Pınarı Harekatı Bölgesi’nde incelemelerde bulunmak üzere Şanlıurfa’ya gelen Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) Başkan Yardımcısı Ceyhun Dilşad Taşkın, AFAD Müdahale Daire Başkanı Abdülkadir Tezcan ve beraberlerindeki heyet, Şanlıurfa Valiliği’ni ziyaret etti.
Vali Abdullah Erin tarafından makamda ağırlanan AFAD heyeti, Barış Pınarı Harekatı bölgesinde yürütülen faaliyetler hakkında bilgi aldıktan sonra Resulayn ve Telabyad’da yürütülen insani yardım faaliyetlerini yerinde incelemek üzere Valilikten ayrıldılar.
Şanlıurfa Valiliği Suriye Destek ve Koordinasyon Merkezi (SUDKOM) ve AFAD tarafından onarımı yapılarak faaliyete alınan Resulayn Ekmek Fırınında incelemelerde bulunan AFAD Başkan Yardımcısı Ceyhun Dilşad Taşkın ve beraberindeki heyet, burada gerçekleştirilen insani yardım faaliyetlerine de iştirak etti.
Telabyad ve Resulayn’a yapılan insani yardım faaliyetlerini inceleyen heyet, Resulayn Hastanesi’nin ihtiyacı olan bebek devam maması ve insani yardım malzemelerinin de teslimini gerçekleştirdi.
Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Karacadağ Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Dönem Başkanlığı’nı Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu’ndan devraldı.
Diyarbakır, Kayapınar ilçesinde bir otelde gerçekleştirilen devir teslim törenine, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Zeynel Abidin Beyazgül, Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Kaya ile Şanlıurfa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Halil Peltek ile Karacadağ Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı.
Çok önemli kazanımlar elde edildi
Kasım 2018’den beri Karacadağ Kalkınma Ajansı dönem başkanlığını yürütmekten büyük onur duyduğunu ifade eden Diyarbakır Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, “Karacadağ Kalkınma Ajansı yönetim kurulu başkanlığımızı, bugün itibariyle Sayın Şanlıurfa Valimize tebliğ ediyorum. İnşallah yeni dönemde Sayın Valimizin başkanlığında hem bölgenin iki çok önemli ili Şanlıurfa ve Diyarbakır’ı hem de Türkiye’nin gelişme ve kalkınma dinamiği bakımından çok önemli merkezi olan Güneydoğu Anadolu merkezli bir kalkınma sürecinin önemli kazanımlara ulaşacağına inanıyorum. Gerçekten geriye dönük bir yılda kurumsallaşma anlamında, sektörel destekler ve sektörel katkılar noktasında ve özellikle stratejik planlama ile sürdürülebilir bir kalkınmaya dönük çalışmalar bağlamında çok önemli kazanımlar elde edildi” dedi.
Karacadağ Kalkınma Ajansı dönem başkanlığını süresinde, Şanlıurfa Valisi Abdullah Erin, Şanlıurfa Karacadağ Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu üyeleri, Büyükşehir Belediye Başkanı ve Ticaret Sanayi Odası’nın çok önemli katkıları olduğunu belirten Vali Güzeloğlu, “İnanıyorum ki yeni dönemde Sayın Valimizin başkanlığında bu çok daha iyiye ve ileriye gidecek. Türkiye’nin 2023 hedeflerinde bir çekim merkezi olan, bir taşıyıcı merkez olan Güneydoğu Anadolu bağlamında Diyarbakır ve Şanlıurfa işbirliği çok daha güçlü kazanımlara konu olacak” ifadelerini kullandı.
Karacadağ Kalkınma Ajansı dönem başkanlığı sırasında destek ve katkı sunan kurumlara teşekkür eden Güzeloğlu, “Ben bir yıllık başkanlık dönemimizde en önemli desteği ve katkıyı aldığım Sayın Valimiz, Belediye Başkanımız, Yönetim Kurulu Üyelerimiz, Ticaret Sanayi Odamızın ve Diyarbakır Ticaret Sanayi Odası dâhil bütün paydaşların katkı, destek ve ilgilerine teşekkür ediyorum. Karacadağ Kalkınma Ajansı’nın başarılı genel sekreteri ve ekibine de teşekkür ediyor, sevgi ve saygı ile selamlıyorum” diyerek yeni dönemin hayırlı olması temennisinde bulundu.
Vali Erin: Güzeloğlu Manevi Başkanımız Olmaya Devam Edecek
Şanlıurfa Valisi Sayın Abdullah Erin ise yaptığı konuşmada “Sayın Valimizin sırtında çok büyük yükler var. Büyükşehir Belediyesi ile birlikte Diyarbakır gibi çok önemli bir şehrin Valiliğini yürütmek, aynı zamanda Kalkınma Ajansı Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı bir yıl boyunca özveri ile yönetmek, büyük bir başarıdır. Sayın Vali, bizim manevi başkanımız olmaya devam edecek. Biz bugün emaneti devraldık; önümüzdeki dönem Diyarbakır ve Şanlıurfa’nın başta turizm olmak üzere ekonomik ve sosyal kalkınması için birçok alandaki potansiyeli daha iyi değerlendirmek için inşallah çok önemli çalışmaları hep birlikte yapacağız. Sayın Valimize özveri liderliği ve başkanlığı için şükranlarımızı iletiyoruz” dedi.