Yazar: admin

  • HİL – DER, İstanbul İl Başkan Yardımcısı AKYAVUZ’u konuk etti.

    HİL – DER, İstanbul İl Başkan Yardımcısı AKYAVUZ’u konuk etti.

    Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. İbrahim Halil AKYAVUZ, İstanbul – Hilvan Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğinin aylık olağan toplantısına katıldı.

    Genel merkezi İstanbul’da olan, Hilvan yardımlaşma ve dayanışma derneği (HİL- DER) in çalışmaları, faaliyetleri, ve hedefleri hakkında bilgi alarak istek ve önerilerini dinleyen Yeniden Refah Partisi İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. İbrahim Halil AKYAVUZ birebir dernek başkanı Mithat Mayir AKSAKALLI başta olmak üzere tüm yönetim kurulu üyelerini dinledi.

    Başkan AKYAVUZ yaptığı açıklamada;

    “Toplantıda; ülke gündemi ve mevcut sorunlara yönelik çözüm ve çözüm önerileri ile ilgili istişare başta olmak üzere, toplumsal dayanışmaya, kültürel değerlerin korunmasına ve işbirliğinin önemine vurgu yapıldı. HİL – DER başkanı sayın AKSAKALLI ve tüm yönetimine çalışmalarında başarılar diliyorum, her zaman ülkemizin ve memleketimizin kalkınması ve başarısı adına atacakları her adımda bulunacakları her girişimde yanlarında olacağımı da belirterek, memleketimizin de geleceğine dair ortak bir sorumluluğu paylaştığımızın ise özellikle altını çizmek istiyorum. Başkan AKSAKALLI ve yönetimine, fedakâr ve cefakâr dernek üyelerine, hiçbir zaman bizleri yalnız bırakmayan kıymetli kardeşim, dava adamı Halil VARLIK’ a teşekkür ediyorum” diye konuştu.

    HİL – DER Başkanı AKSAKALLI ise, ziyaretten duyduğu memnuniyeti ifade ederek yaptığı açıklamada;  “ Sayın Başkan Av. İBRAHİM Halil AKYAVUZ’un Yeniden Refah Partisi İl Başkan Yardımcılığı tevdi edilmesi, yalnızca  İstanbul’da heyecan ve sevinçle karşılanmadı, memleketi Hilvan’da da büyük bir coşku ve ülke siyaseti adına ise büyük bir umutla karşılandı. Tecrübeli bir siyasetçi olan İl Başkan Yardımcısı Sayın AKYAVUZ’ u hem bir STK olarak hem de vatandaş olarak her zaman destekliyoruz “ ifadelerini kullandı. Haber: Mustafa Saim AYHAN

  • Prof. Dr. ŞAHİN Şanlıurfa’da özel kliniğini açtı

    Prof. Dr. ŞAHİN Şanlıurfa’da özel kliniğini açtı

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Levent Şahin, Şanlıurfa’da kendi adını verdiği özel kliniğinin açılışını yaparak hasta kabulüne başladı.

    Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu olan Prof. Dr. Levent Şahin, Kadın Hastalıkları ve Doğum alanındaki uzmanlık eğitimini İstanbul Süleymaniye Doğumevi’nde tamamladı. Mesleki kariyeri boyunca akademik çalışmalarını ve klinik tecrübesini bir arada yürüten Prof. Dr. Şahin, 2002-2003 yılları arasında Amerika Birleşik Devletleri’nde tüp bebek çalışmaları ve embriyoloji eğitimlerine katıldı.

    Yurt içi ve yurt dışında birçok tüp bebek merkezinin kurulumunda görev alan Prof. Dr. Şahin, laparoskopi ve histeroskopi başta olmak üzere ileri düzey kapalı cerrahi alanlarında Hindistan, Amerika, Fransa, Almanya, Belçika ve Kanada’da eğitimler aldı. Kanada’daki Ottawa Üniversitesi Kadın Doğum Bölümü’nde çalışmalara katılan Prof. Dr. Şahin, aynı üniversitenin Epidemiyoloji Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamladı.

    Bilimsel alanda da aktif çalışmaları bulunan Prof. Dr. Levent Şahin’in, yurt içi ve yurt dışı dergilerde yayımlanmış çok sayıda bilimsel makalesi, kitap bölümü yazarlığı ve çeşitli tıbbi kitapların çevirilerine katkıları bulunuyor.

    31.01.2026 Cumartesi günü, Karşıyaka Mahallesi 401. Sokak, Eyyüp Direkli Apartmanı No:14/B (Çevik Kuvvet Yanı) Karaköprü / Şanlıurfa adresinde açılışı yapılan klinikte Prof. Dr. ŞAHİN tarafından; tüp bebek, jinekoloji, genital estetik, riskli gebelikler ve kanser alanlarında hizmet verilecek.

    Klinik açılışıyla ilgili açıklamada bulunan Prof. Dr. Levent Şahin; kadın sağlığını bütüncül bir yaklaşımla ele alacağımızı belirterek, “Tanıdan tedaviye tüm süreci bilimsel standartlar çerçevesinde yöneteceğiz. Kliniğimizde her hasta özeldir, her tedavi kişiye özeldir ve her karar bilimsel veriye dayanır, diye konuştu ve açılışa katılan tabip meslektaşlarıma, siyasilere, gazetecilere, çeşitli meslek odası temsilcilerine özellikle baro ve mimarlar odasına, hastalarımıza ve vatandaşlarımıza özetle tüm Şanlıurfa ya çok teşekkür ediyorum, dedi. Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA MEDYA

  • Kızılelma Türk Dünyası Üstün Hizmet Ödülleri  sahipleriyle buluşuyor

    Kızılelma Türk Dünyası Üstün Hizmet Ödülleri  sahipleriyle buluşuyor

    Kızılelma Türk Dünyası Üstün Hizmet Ödülleri’ Ankara’da gerçekleştirilecek törenle sahiplerini bulacak.

    Kızılelma Kadın Çocuk Gençlik Kültür Sanat Edebiyat ve Eğitim Derneği tarafından, 20 Eylül Cumartesi günü ‘Kızılelma Türk Dünyası Üstün Hizmet Ödülleri’ takdimi ve töreni  Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde (Mamak Cezaevi) düzenlenecek.  Törende, Türk dünyasının önemli isimlerine ödülleri takdim edilecek.

    Derneğin Genel Başkanı Yasemin Meydan yaptığı açıklamada, geleneksel hale getirdikleri ‘Kızılelma Türk Dünyası Üstün Hizmet Ödülleri’nde bu yıl da Türk birliği için çeşitli platformlarda çalışmalar yapan Türkiye ve Türk dünyasından önemli şahsiyetlere ödüllerini takdim edeceklerini dile getirdi ve Meydan, derneğin ana amacının ise;  aynı dil ve kültürden gelen tüm Türk ve akraba topluluklarının ortak adının ‘Turan’ olduğu düşüncesiyle hareket ederek,  bütün Türk Turan Toplulukları ile ortak kültür, dil, tarih, folklor, edebiyat, sanat ile sosyal ve ekonomik alanda önemli çalışmaların altına imza atıp, binlerce yıllık köklü Türk uygarlığının dünya çapında tanıtılması ile Türk kültürünün zenginliğinin, milli duygu ve düşüncelerinin tanıtılması olduğunu belirterek “Kızılelma Ülküsü’ne gönül veren herkesin törene davetli olduğunu ifade etti.

    Türk dünyasına hizmet edenlere teşekkür etmek amacıyla söz konusu ödülleri takdim etmek istediklerini dile getiren Yasemin Meydan, “Kültür Sanat Bilim Kurulu’muza 75 kişi teklif edildi. Bunlardan 24’ü ödüle layık görüldü. Ancak, bu törende 21 değerli isme ödüllerini vereceğiz. Diğer 3 ödülün ise sahipleri genç isimler olduğu için üniversitelilere rol model olmaları amacıyla belirlenecek ileri bir tarihte bir üniversitede verilmesi uygun görüldü. Törenimiz 20 Eylül, saat 13.30’da Ulucanlar Cezaevi Müzesi’nde düzenlenecek. Sunuculuğunu gazeteci Seda Demir’in yapacağı programımızda birçok sanatçı da bizimle birlikte olacak, dedi.

    Törende, başta Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Gagavuzya, Kosova, Doğu Türkistan ve Irak olmak üzere çeşitli bölgelerden akademisyenler, siyasetçiler ve kültür insanları ödüllendirilecek. HABER: Rubaba SAHİB – ANKARA

  • Cortevanın tarla bitkilerinde çözüm toplantısına yoğun ilgi

    Cortevanın tarla bitkilerinde çözüm toplantısına yoğun ilgi

    Cortevanın tarla bitkilerinde çözüm toplantısına yoğun ilgi

    Corteva  Agriscience tarım şirketi tarafından, tarımın başkenti Şanlıurfa’da, tarım ürünlerinde verim artışına ve sürdürülebilir tarıma katkı sunacak yeni teknolojik ürünlerin tanıtımı yapıldı.

    Şanlıurfa ve ilçelerinde ki önder çiftçilerin yanı sıra il ve ilçelerdeki tarıma katma değer sunan bitki koruma ürünleri bayi ve toptancıları ile sahada olan ziraat mühendislerinin davet edildiği bilgilendirme ve tanıtım toplantısına yoğun bir katılım gerçekleşti.  

    Corteva Agriscience tarım şirketi biologicals departmanı tarafından tarla bitkilerinde çözüm paketi konulu ürün tanıtım toplantısında, firmanın agronomi ve pazar geliştirme lideri Dr. Canan YILMAZ katılımcılara verimli bir sunum gerçekleştirdi.

    Dün saat 19.00 da Şanlıurfa Nevali Hotelde gerçekleştirilen, yoğun ilgi ve katılımın olduğu toplantıda tanıtımı yapılan ürünün bölge distribütörü Aytar iyi tarım temsilcisi Ziraat Mühendisi Mustafa CAN gazetemize yapmış olduğu açıklamada; ilgi ve alakanın üst seviyede olması bizi bilinçli tarım adına sevindirmiştir, bu tür programların tekrarını isteyerek gelişime ve yeniliğe açık olan çiftçilerimizin, üreticilerimizin pozitif geri dönüşlerine her zaman yanıt vermeye hazır olduğumuzu da siz değerli basın mensuplarımız aracılığıyla belirtmek isterim diye konuştu ve toplantıyı gerçekleştiren ekip başta olmak üzere, emeği geçen her bir arkadaşıma ayrı ayrı, ilgi gösterenlere ve katılımıyla katkı sunan herkese çok teşekkür ederim, dedi. Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA GAZETESİ

  • Gazeteci Mustafa Saim AYHAN dedesini kaybetti!

    Gazeteci Mustafa Saim AYHAN dedesini kaybetti!

    Gazeteci Mustafa Saim AYHAN dedesini kaybetti!

    Gazetemiz imtiyaz sahibi ve Gap Gazeteciler Birliği Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Saim AYHAN’ın dedesi, Siverek eşrafından Nihat ALHAS  vefat etti.

    Dün 25 Mayıs Pazar günü tedavi gördüğü Şanlıurfa Mehmet Akif  eğitim ve araştırma hastanesi yoğun bakım ünitesinde kalbi duran merhum Nihat ALHAS yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yumdu. Siverek Abdülkadir  Geylani camiinde, ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Siverek aile kabristanına defnedilen Nihat ALHAS’ın taziyesi Siverek Yenişehir taziye evinde kabul edilecektir.

    86 yaşında vefat eden Nihat ALHAS;  Siverek’in ileri gelenlerinden merhum  Paşa Abdulvahap ALHAS’ın oğlu, merhum Fuat, Nevzat ve Orhan ALHAS’ın abileri, merhum Fevzi Alhas’ın da kardeşi idi. Siverek Belediye spor kulüp başkan yardımcısı Hakan ALHAS’ın, merhum Gafur ALHAS’ ın ve çiftçi Umut ALHAS’ın da babaları, merhum Nihat ALHAS evli ve 7 evlat babası idi.

    Biz de Reha gazetesi yazı ailesi olarak, merhuma Allah’tan rahmet kederli ailesi başta olmak üzere tüm sevenlerine başsağlığı diliyoruz.  Haber: REHA MEDYA

  • Başkan adayı TÜRKMEN;“İlkleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz”

    Başkan adayı TÜRKMEN;“İlkleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz”

    Başkan adayı TÜRKMEN;“İlkleri gerçekleştirmeye devam edeceğiz”

    Şanlıurfa Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası seçime gidiyor…

    Serbest muhasebeci mali müşavirler odası Şanlıurfa şubesi mevcut yönetiminde başkan yardımcısı olan Enver TÜRKMEN, çoğunluk aranarak 18 Mayıs, çoğunluk aranmayarak 25 Mayıs ta gerçekleştirilecek olan olağan genel kurul seçiminde değişim grubu listesinden başkan adayı olduğunu belirtti.

    Kısa adı SMMM olan Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası Şanlıurfa Şube Başkanlığına adaylığını açıklayan, Mali Müşavir Enver TÜRKMEN, gazetemiz imtiyaz sahibi Mustafa Saim AYHAN’a yapmış olduğu açıklamada; değişim grubu olarak bu dönemde de meslektaşlarımıza etkin ve yetkin bir meslek kuruluşu sunarak, yeniden yeniliklere kapı açmış olacağız, çünkü ilkler bizim işimiz diyerek şunları söyledi; 

    “ özlük haklarının bilincinde olarak kurumsal bir kimlikle; sen, ben, öteki olmadan hep birlikte bir oda olmak için, değişim grubu olarak, mesleğimize ve meslektaşımıza zaten 2 dönemdir hizmet ediyoruz. Yaptıklarımızın yapacaklarımıza teminat olacağına inanaraktan, önce yaptıklarımızdan değil de yapacaklarımızdan sizlere biraz bahsedeyim;

    • ­Eğitim başta olmak üzere, mesleki yeterliliğe ve gelişime yönelik videoların yer alacağı youtube kanalı açacağız
    • Oda adına resmi WhatsApp hattı kurarak, mesleki dayanışmayı resmileştireceğiz.
    • Odaya yeni katılanlar için ise, oryantasyon süreci ve ofis açma konusunda destek amaçlı komisyon kuracağız.
    • Şehrimizde veya Ülkemizde olabilecek afetlerde müdahale için AFET VE ACİL DURUM EKİBİ kurarak, gerekli eğitim ve alt yapıyı sağlayacağız.
    • Bağımlı çalışmak isteyen meslek mensuplarımızla, işverenleri buluşturacağız.
    • Oda binamızda ki konferans salonumuzu, bir an önce kıymetli üyelerimizin istifadesine sunmayı hedefliyoruz.
    • Müşteri kotası için mücadeleye aralıksız devam ederek istediğimizi alacağız.
    • Angaryalara karşı ise kolektif mücadeleye devam edeceğiz.
    • Benimsemiş olduğumuz çoğulcu, katılımcı, çok sesli yönetim tarzını devam ettirerek; herkese eşit mesafede bulunmakla birlikte, oda ne yapabilir değil de, oda olarak şunu yapalım, diye düşünülecek ortamı oluşturacağız.
    • Sosyal ve kültürel aktiviteler düzenleyeceğiz.

    Bu saydıklarım yapacaklarımızın bir kısmı. 2 dönemdir;  temel ilkesi, vizyonu ve misyonu olan bir oda yönetimini meslektaşlarımıza kazandırmanın mutluluğu ile değişim grubumuzun 3. dönemine başkan adayı oldum.

    Ve birazda sizlere yaptıklarımızdan bahsedeyim.

    • Köhnemiş olgulara ve düşüncelere meydan okuyarak sürekli ilerleme sağladık.
    • Saygınlık ve özgüven kazanarak mesleğe değer kattık.
    • Hiçbir aileye hiçbir siyasi düşünceye esir olmayarak, siyaset üstü akıl ile meslek siyaseti yaptık.
    • Türkiyemizin sayılı odalarını geçerek meslektaşlarımıza görkemli, müstakil bir oda binası kazandırdık.
    • Vergi dairesinde oda açtık.
    • Oda tarihinde yine bir ilk olan, danışma meclisi toplantısı düzenledik.
    • İlk defa ebediyete intikal eden kıymetli meslektaşlarımızı andık.
    • Sosyal projelerimiz kapsamında yine bir ilk olan; bir köy okuluna kitap ve spor malzemesi yardımında bulunduk.
    • İlk defa komisyonlar kurduk.
    • İş garantili nitelikli eleman kursu düzenledik.
    • Bölgesel düzeyde ilk futbol turnuvası başlattık.
    • Eğitime değer katmak adına ilimizde matematik müzesi kurulmasına katkıda bulunduk.

    Bu saydıklarımda yaptıklarımızın bir kısmı ve bunlarda aynı zamanda oda tarihimizde bir ilk olan faaliyetlerimizdendir” dedi. Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA GAZETESİ

  • Şanlıurfalı yardımcı oyuncu YAŞAR, beyaz perdeye doğru koşuyor

    Şanlıurfalı yardımcı oyuncu YAŞAR, beyaz perdeye doğru koşuyor

    Şanlıurfalı yardımcı oyuncu YAŞAR, beyaz perdeye doğru koşuyor

    Sevilen yardımcı oyuncu Halil İbrahim Yaşar “Pis Yedili” setinde ki anısıyla geçmişte gündeme gelmiş ve “Arka Sokaklar” dizisinde oynamıştı.

    “Pis Yedili” Setinden, “Arka Sokaklar” Dizisine uzanan anısında YAŞAR;

    2012 yılına damga vuran dizilerden“Pis Yedili” nin setini ziyaret ettiğini, o dönemde yönetmene; “Hocam, bana göre rol var mı?” diye sorduğunu,  ancak yönetmenin “oyuncularımızı ayarladık” yanıtını alarak, dizide yer alamadığını fakat, setten hatıra fotoğraflarıyla ayrıldığını ifade etti ve yıllar sonra “Pis Yedili” dizisinin oyuncularından Burak Alkaş ve Alpay Özdoğancı ile Türk televizyon tarihinin en uzun soluklu yapımlarından biri olan “Arka Sokaklar” dizisinde buluşarak, aynı sahnede yer almasak da aynı projede yer almak benim için anlamlı bir anı oldu, dedi.

    Gazetemiz magazin servisinin edindiği bilgiye göre Şanlıurfa’lı sevilen yardımcı oyuncu Halil İbrahim YAŞAR, önümüzde ki günlerde sinema filmiyle beyaz perdeye de merhaba diyecek. Haber: REHA GAZETESİ – Mustafa Saim AYHAN

  • Abdurrahman Tutdere Adıyaman Platformu’nun Onur Konuğu oldu

    Abdurrahman Tutdere Adıyaman Platformu’nun Onur Konuğu oldu

    Abdurrahman Tutdere Adıyaman Platformu’nun Onur Konuğu oldu

    Adıyaman platformu Nisan ayı yürütme kurulu toplantısının onur konuğu Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere oldu.

    Mart ayında alınan kararların takibi ve Nisan ayı gündeminin değerlendirildiği Adıyaman platformu istişare toplantısının ana gündem maddesi geçtiğimiz hafta yağan kar yağışıyla meyvelerin don vurmasının yarattığı zararlar ve Ankara ziyaret programı oldu.

    Toplantıya davet edilen onur konuğu Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere katıldığı istişare toplantısında bir yılın adeta özetini haziruna sundu.

    Adıyaman Platformunu kuruluşundan itibaren büyük bir dikkatle takip ve takdir ettiğini söyleyen Tutdere şunları söyledi:

    Bende kendimi bu platformun doğan üyesi olarak görüyorum. Daha öncede Adıyaman için çok önemli olan bir platformun başında bulundum. Memleketimiz için çaba gösterdim. Yaptığınız işin ehemmiyetini bilen biri olarak sizleri takdir ediyor ve çalışmalarınızı için teşekkür ediyorum.

    Belediye Başkanlığı sürecimde 1 yılı geride bıraktık. Bu kentte 6 Şubat depremi büyük bir yıkım meydana getirdi. Kent baştan sona yenileniyor. Göreve geldiğimde 10 km asfalt yol yapılmıştı. Yaptığımız çalışmalarla 300 kilometrenin üzerinde bir asfalt yaptık. Oluşturduğumuz çalışma ekipleriyle Adıyaman’da özellikle altyapı çalışmaları biten Alitaşı gibi mahallerimizdeçalışmalarımız asfalt ekiplerimizasfalt yapmaya başladılar ve yıl sonuna kadar asfaltlamada çok mesafe almış olacağız.

    Ağır tonajlı iş makinalarının yollarımızıtahripetmeleri,alt yapı çalışmalarıyla bozulmuş yolların yama ve düzeltilme çalışmaları kurulan yeni ekipler sayesinde kısa zamanda buyollarımız düzeltilmiş olacak, bu konuda önemli bir mesafe alacağız.

    Adıyaman içme suyunun yaz aylarında eksilmesiyle su sıkıntısı yaşanıyordu. Projemizle Ali Dağı’ndan Adıyaman’a su sağlayacak bir projeyle Atatürk Barajı suyundan içme suyu olarak özellikle yaz aylarında faydalanmak istiyoruz.

    Belediyemize çok sayıda araç aldık. Kiralama işlerini terk ettik veBelediyeyi araç sahibi yaptık.

    Halk ekmeği hayata geçiriyoruz.

    Kent lokantasıyla da özellikleemeklilerimize ucuz yemek imkânı yaratacağız dedi.

    KIYMAZ: ADIYAMANLILAR OLARAK SORUNLARIORTAK YAŞIYORUZ

    Adıyaman platformu sözcüsü Zeynel Abidin Kıymaz Adıyaman’da ortak yaşanan sıkıntıları AK Partilide CHP’lide MHP’li de ortak yaşıyoruz. Kentin sorunu kentte yaşayan herkesin ortak sorunudur.

    Platform olarak sorunların çözümünü hızlandırmak, eksik yapılanı tamamlamaya çalışmak, göz ardı edilmiş bir konu varsa gündeme taşıma gibi bir misyonla birlikteyiz beraberiz. O nedenle Başkan Abdurrahman Tutdere’nin başarılı olmasını ve sorunları hızlı bir şekilde çözmesini hepimiz samimi bir şekilde istiyoruz.

    Adıyaman platformu yürütme kurulunda yer alan üyeler, platformda şu konuları dile getirdiler:

    Suat TEKİN:

    Bu gidişle içme suyunu Atatürk Baraj Gölü’nden sağlamak zorunda kalacağımızı yıllardır yazıp çizdik. Şu an itibarıyla bu konu konuşuluyor. Bu da enerji kullanarak su temin etmek anlamına geliyor. Enerjiyi GES’lerden bile temin etsek maliyetli olacak. Yani suyu daha pahalıya içeceğiz.

    Oysa Adıyaman, cazibe ile su ihtiyacını karşılayacak imkâna sahip. Akarsuları olmasa da Gerger İlçemize yakın bir yerden Adıyaman’a uzanacak, hatta Adıyaman’ın içinden geçecek yaklaşık 100 km’lik bir kanalla hem tarımsal sulama hem de içme suyu ihtiyacı karşılanabilir. Eğer bu kanal şehir içinden geçirilerek Atatürk Baraj Gölü’ne derivasyon yapılırsa, kanalın her iki yakası peyzaj amaçlı da kullanılabilir. Bu ise şehrin aynı zamanda rekreasyon ihtiyacını da karşılar.

    Fırat Nehri, Adıyaman’ın kuzeydoğusundan geçerek Şanlıurfa sınırlarına giriyor. Dolayısıyla üst kotlardan suyu cazibe ile almak mümkün olacaktır. Bugün bu proje yahut düşünce ilgi görmezse de yakın bir zamanda zorunlu hale gelecektir.

    Ahmet Saygı: Platform olarak sorunları ortaya çıkarıp, çözümünü takip etmek ve bunu raporlayıp ilgili kurumlara ulaştırma bu bölgemiz için çok iyi oldu. El birliğiyle bu kent ancak ayağa kalkabilirdi. Adıyaman platformuda bu işin sivil kanadı olarak önemli bir rol üslendi ve bu güne kadar çok başarılı çalışmalar yaptı. Bu günkü toplantıda çok verimli geçti emeği geçenlere teşekkür ediyorum.

    Kadir ÖKSÜZ: Adıyaman için Ulaşım Master Planı olmalı. Bu konuda Türkiye’deki en tecrübeli kişilerden biri Antalya’da trafik sorunlarına çözüm bulan hemşerimiz Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde Ulaşım Daire Başkanlığı görevinde bulunan Nurettin ŞENGÜN’dür.

    Hicri GÜRSOY: Adıyaman’ı terk etmemek gerekiyor. Gerger üzerinden yapılacak su projesiyle Adıyaman’ın şehir ve tarım su problemi çözülebilir. Biz Gürsoylar olarak Adıyaman’a tarihinde önemli katkılar sunmuş bir aileyiz. Katkıda da bulunmaya devam edeceğiz.

    Hasan Toprak: Adıyaman belediyesi kentin her sorunuyla ilgili, tabi ki yapacağı çok şey var. Belediye başkanı Abdurrahman Tutdere bir yıldır görev başında bu 1 yıl başkanı değerlendirmek için erken. Çalışsın çalışmalarını görelim öyle değerlendirelim diye düşünüyorum.

    Hakan Karaaslan: işsizliğin önlenmesi, yeni istihdam alanları oluşturulması ve bölgeye yatırım için Adıyaman- Hatay, Kahramanmaraş ve Malatya illerine yönelik yeni teşvikler imkanlar yaratılmalı.

    Daha önce Gölcük ve Van’da yaşanan depremler sonrası nasıl bir teşvik uygulanmışsa aynısı bu bölgeye de uygulanmalıdır.

    Ahmet Hulusi KARABEL: Bu toprağın altında bizim atalarımız var. Ömrümüzün sonuna kadar bu toprakları terk etmemeli ve elimizden gelen herşeyi yapmalıyız. Adıyaman’da kalarak yaşamımızı burada sürdürme hususunda kararlı olmalıyız.

    Mehmet ÇELİK: Avrupa’nın tüm ülkelerinde ve Balkanlar’da logarlar kaldırım kenarında bizim Adıyaman’ımızda ise yol ortasındadır. Bu logarların kaldırım kenarına alınması hem görsel açıdan hemde trafik açısından daha doğru olacaktır.

    Bir önceki belediye döneminde ihalesi yapılan kanalizasyon sanat yapıları maalesef logarlar yol ortasına gelecek şekilde yapılmıştır. Yol yakın iken, şehrin genelindeki logarlarin yol ortasından kaldırılıp kaldırım kenarlarına alınması elzemdir. Aksi halde ileride bin bir pişmanlık içinde olunacaktır. Tıpkı AB Ülkelerinde ve bazı batı illerimizde gibi… Yağmur Tahliye Kapaklarını Çocuklarımız ve torunlarımıztarafından keşke denilmemesi için yol yakın iken, depremi de fırsata çevirerek mutlaka gerekirse yeni bir ihale ile  Logar kapakları (yağmur suyukollektörleri)  su tahliye kapaklarını acilen yolun kenarlarına alınması  gerekmektedir.BSK ( Beton asfalt) bir dökülürse geri dönüşü asla olmaz.Eğer bu sorun giderilmezse şehre büyük bir ihanet içinde olunacaktır.

    Murat ÇELİKER:Sümerpark temelinde dönemin Sümerbank işçilerinin maaşları ve hakları var. İsmi değiştirilmemeli. Rahmetli babamda dahil binlerce Adıyamanlı’nın ekmek kapısı ve Cumhuriyetin önemli bir eseri olan Sümerbank ismi yaşatılmalı. Tarihi olan bu isim onların anısına yaşatılmalı.Değerli Sanatçımız Kahtalı Mıçı’nın ismi farklı bir parka verilmelidir.

    Altan TANDOĞAN: Küçük Sanayi Sitesi depremde ağır yara almıştır. Birçok bina güven vermemekte ve ağır hasar durumundadır. Adıyaman’ın sanayi kalbi olan bu yer hızlı bir şekilde projelendirilmeli veya şehrimize yeni bir sanayi alanı katılmalıdır.

    Mehmet Ali Alkuş: Arkadaşlar hemen hemen her soruna parmak bastı. Arkadaşların değerlendirmelerine ekleyecek bir şey yok TEŞEKKÜR EDİYORUM          .

    Zeynel KARAASLAN: Kavşaklarda yapılan çalışmalar aynı gün çözülmediğinde bulvara ciddi bir trafik yükü binmektedir. Kavşaklarda yapılan çalışmalar aynı gün kapatılmalı ve yaması asfaltı hızlı bir şekilde yapılmalıdır.

    Mustafa DURAN: Engelliler için sinyalizasyon yapılmalı. Duraklarda ve kaldırımlarda durmakta ve yürümekte zorlanıyoruz.

    Muhammed AKTAN: Engelli kardeşlerimizin sorunları dahada büyüdü. Çarşı pazarda kaldırım yol meselelerinden dolayı çok problem yaşanıyor bunları çözülmesi lazım.

    Hakan DANIŞ:18 uygulaması biran evvel yapılmalıdır. Şehrin kullanılabilecek arazileri imara katılmalıdır.

    Hüseyin HANOL: Toplumun her kesimi kucaklanmalı birlik beraberliğimizi artıcı etkinlikler yapılmalıdır. Belediyemiz merkezi yerlerde hamam, tuvalet gibi yerler kurarak insanların günlük ihtiyaçlarını karşılayabileceği temiz ortamlar oluşturmalıdır.

    Selahattin ALPTEKİN: İmarda çalışan ekip sayısı arttırılmalı. İmar sorunları biran evvel çözülmelidir.

    Ahmet SAYGI: Altyapı sorunları bir an önce çözülmelidir.

    Jeoloji Mühendisi: Ruhsat alıp hibe krediden yararlanmanın son tarihi olan 30 Haziran tarihi uzatılmalıdır. Ruhsatların hızlı verilmesi için çözüm yolları aranmalıdır.

    Birsen GÜNAY: Kadınlarla ilgili yöresel çarşılar açılmalı ve kadın girişimciler desteklenmelidir. Kadınlara ait yöresel ürünlerin pazarlandığı bir çarşı oluşturulmalı

    Z.Selahattin Alptekin: Başkandan Toz ve çamur meselesini çözmeyi bekliyoruz. Adıyaman’da sorun çok her kurum kuruluş olarak fazlasıyla efor sarfetmemiz lazım.

    Zehra KASAR: Şehrin kalabalık yerlerinde, yaşlılar, engelliler ve hastalar için oturma ve dinlenme yerleri yapılmalı, merkezi yerlere banklar koyulmalıdır.

    Songül VARKİ:Önceden ‘Adıyaman hep sahipsizdir’ derdik.Bu platformu gördükten sonra ‘Adıyaman’ın artık sahibi var’ diyorum. Zirai don meselesiyle ilgilenilmeli ve çalışmalar yapılmalıdır.

    Mahmut Ünsal: Adıyaman küçük sanayi yetersiz geliyor, yeni bir küçük sanayi sitesi kurulması lazım. Yılbaşına doğru TOKİ işleri azalınca firmaların çoğu bölgeden çekilecek oluşacak işsizlik için yeni Organize sanayine ihtiyaç var.

    Yerinde dönüşüm için yıkılan binalardan şehrin içine tonlarca su akmaktadır. Bu kadar su ihtiyacı olan bir şehirde bir damla su bile israf edilmemeli gereken önlemler alınmalıdır.

    Av.AliCOŞKUN:

    Belediye Başkanımız Abdurrahman Tutdere’nin geçmiş icraatlarından dolayı iyi bir imajı olduğu ve avukatlık ve milletvekili döneminde şehrimize hizmet ettiğini,destek verdiğimizde ilimiz için güzel icraatlara imza atacağını ve şehri biran önce ayağa kaldıracağına inanıyorum. Ayrıca yerinde dönüşümden yararlanmak için Haziranda dolacak olan sürenin hala yıkılmayan binlerce binanın bulunduğunu bu yüzden yerinde dönüşüm ruhsat alma süresinin uzatılmasını, kent lokantasının güzel bir hizmet olduğunu ve bu lokantaların içeriğinin zenginleştirilmesi ve sayının artırılması, ilimizde toz olayının sadece yer altı çalışmalarından kaynaklanmadığını, büyük araçların inşaat alanlarından çıkardığı ve taşıdığı moloz, araçlarla birlikte taşınan toprak ve çamurdan kaynaklandığını, bu hususunda göz ardı edilmemesini istiyorum.

    Adıyaman platformu toplantısı sonunda Yürütme kurulu üyeleri belediye başkanı Abdurrahman Tutdere ’ye sorular yöneltti. Tutdere soruların tamamını not aldı ve tek tek cevaplandırdı.

     Gece geç saatlere kadar süren toplantı ’da misafirlere işadamı Hasan Toprak çiğköfte ikram etti ve misafirler hatıra resmi verdi.

  • ŞURKAV’ın 11 Nisan gecesinde koruma ve protokol sorunu!

    ŞURKAV’ın 11 Nisan gecesinde koruma ve protokol sorunu!

    ŞURKAV’ın 11 Nisan gecesinde koruma ve protokol krizi!

    Korumalar; “Vali beyin talimatı”

    Vatandaşlar; “Bir Devlet adamı olan sayın Vali Hasan ŞILDAK böyle bir talimat vermez!”

    Kısa adı ŞURKAV olan Şanlıurfa ili kültür eğitim sanat ve araştırma vakfının, 11 Nisan Cuma günü saat 18.30 da Mehmet Akif İnan konferans ve sergi salonunda düzenlediği “geleneksel sıra gecesi” programında, bu güne kadar Valilik tarafından halka açık olarak düzenlenen hiçbir programda görülmeyen bir uygulama olan PROTOKOL DÜZEN VE KURALI ile KORUMAların protokol üyeleri de dahil olmak üzere program süresince vatandaşları hiçbir surette salondan dışarı bırakmaması haklı tepkilere sebep oldu.  

    En azından program başlamadan önce  “ara verilene kadar ve program bitene kadar salondan çıkmak yasaktır” şeklinde bir bilgilendirme anonsu yapılsaydı diye gazetemize konuşan tepkili vatandaşlar, gazetemiz istihbarat servisine yaptıkları açıklamada; ilk başta salona girdiğimiz de şok olduk, her koltuğun üzerine bir etiket yapıştırılmış, istisnasız baştan sona her koltukta var. Peki vatandaş nerede oturacak? Sadece protokole ait bir gece ise ve tüm koltuklar protokole aitse vatandaş olarak bizlerin ne işi var, neden salona alındık? Vatandaş salonda ise tüm koltukların üzerine nasıl olurda isim yazılmak suretiyle protokol e tahsis edilir? Müdürleri, başkanları, amirleri, vali yardımcılarını, kaymakamları geçtik, kurum personelleri diye birçok koltukta etiket vardı misal verecek olursak;  Milli Eğitim Müdürlüğü personelleri, Emniyet personelleri, Jandarma personelleri Adalet ve Kalkınma Partisi Üyeleri gibi koltuklar etiketle anlam veremediğimiz şekilde işgal edilmişti. Bizim gibi programa gelen vatandaşların bir kısmı bu etiketleri görüp yer bulamadığından tepkiyle salonu terk etti, bir kısım vatandaşta bizler gibi etiketlere aldırmadan, asli unsur olan biz vatandaşız diyerek kurumların personelleri için etiketlenen koltuklara oturduk. Korumalar, kadına, yaşlıya, çocuğa, hastaya, ihtiyaca aldırış etmeden vatandaşı salondan dışarıya bırakmadığı gibi, verilen arada dışarı çıkanları ise bir daha geri salona almadılar. Bir vatandaş verilen arada gittiği lavabodan döndükten sonra salona girmek istedi, korumalar salona almak istemeyince, karım içerde nasıl bırakmıyorsunuz diyerek sayın Valinin duyması için bağırdı. Öte yandan yine bir daire başkanı ise salondan dışarıya çıkmasını engelleyen korumalara, “ben daire başkanıyım” daire başkanı, dediğini de  gördük. Yani korumalar farkında ya da olmayarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu işliyorlardı. İşte bu yüzden diyoruz ki sayın vali böyle bir talimat vermez. Ve böyle bir protokol ile düzenini, kuralını kabul etmez. Gazeteniz aracılığıyla sayın Vali Hasan ŞILDAK’a seslenerek; koruma müdürü ve protokol müdürü tarafından imza atılan bu skandalın gereği ve bir daha böyle olumsuz ve usulsüz keyfi tutum ve davranışların yaşanmaması adına, bilgilerine arz ediyoruz, dediler. Haber: Mustafa Saim AYHAN –  REHA GAZETESİ  

  • Gazeteci AYHAN gündeme getirdi, Vali ŞILDAK talimatı verdi! “Mera tacirleri cezalandırılacak”

    Gazeteci AYHAN gündeme getirdi, Vali ŞILDAK talimatı verdi! “Mera tacirleri cezalandırılacak”

    Gazeteci AYHAN gündeme getirdi, Vali ŞILDAK talimatı verdi! “Mera tacirleri cezalandırılacak”

    Gazetemiz imtiyaz sahibi Mustafa Saim AYHAN’ın “BAŞKÖŞE” adlı köşesinde  Salı günü kaleme aldığı  “ŞANLIURFA’DA VALİLİK MERA İŞGALLERİNE NEDEN SESİZ KALIYOR?!” başlıklı yazısı ses getirdi ve Şanlıurfa Valiliğini harekete geçirdi.

    Şanlıurfa Valisi Hasan ŞILDAK konu ile ilgili yaptığı değerlendirmede; “Şanlıurfa’da devlete ait olan ve bütün vatandaşların hakkının ve hukukunun korunması anlamında sahip çıkılması gereken kamu arazilerinin her türlü müdahale ve tecavüzden uzak tutulmasının mevzuat gereği yerine getirilmesi gereken bir görev olduğunu ifade etti.”

    Şanlıurfa Valisi Hasan ŞILDAK; “ŞANLIURFA’DA DEVLET ARAZİLERİNİ İŞGAL EDENLERE FIRSAT VERİLMEYECEK!”

    Şanlıurfa Valiliği ilgili kurum ve kuruluşlara yazı göndererek; Hazinenin özel mülkiyeti ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazileri izinsiz, kaçak veya amacı dışında kullananlara işlem yapılmasını ve arazilerin mevzuat hükümlerine göre boşaltılması talimatını verdi.

    Şanlıurfa Valisi Hasan ŞILDAK tarafından ilgili kurum ve kuruluşlara; hazinenin özel mülkiyetindeki taşınmazlar ile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerin işgali halinde mevzuat çerçevesinde tereddüde mahal verilmeden tahliyelerin yapılması ve gerekli işlemlerin gerçekleştirilmesi yönünde yazı gönderildi.

    Büyükşehir Belediyesi, kaymakamlıklar, ilçe belediyeleri ile İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda konunun hassasiyetle takip edilmesi ve ilgili kanun hükümlerinin uygulanması istendi. Kanun hükümleri, işleyiş ve adli sürecin maddeler halinde aktarıldığı yazıda ilgili arazilerde kesinlikle işgal, tecavüz ve müdahalelere izin verilmemesi istendi.

    “Devlete ait taşınmazlara yapılan işgal, tecavüz ve müdahaleler, etkili bir biçimde giderilmediği takdirde o taşınmaz ya da çevresindeki taşınmazlara yapılan işgal veya müdahaleler artmakta ve zamanla önlenmesi büyük sorunlar oluşturmaktadır. Bu nedenle Devlete ait taşınmazlara yapılan işgal, tecavüz ve müdahalelerin zaman geçirilmeden giderilmesi büyük önem taşımaktadır” ifadelerinin kullanıldığı yazıda; işgal ve tecavüzlerin önlenmesi için uygulanacak hükümlerin; 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu, 3091 sayılı Taşınmaz Mal Zilyetliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun, 775 sayılı Gecekondu Kanununun ilgili hükümleri olduğu hatırlatıldı.

    Yazıda cezai hükümler kapsamında ise “T.C.K.’nın 154’üncü maddesinde sayılan yerlere yapılan tecavüzlerde, tecavüz edenlerin bu maddeye dayanılarak Cumhuriyet savcılıklarına bildirilmeleri, 3091 sayılı Kanunun uygulandığı hallerde, Kanunun 12.nci maddesine göre işlem yapılmak üzere, Kanunun 2.nci maddesi gereğince kaymakama başvurmaları, İdarî makamlara yapılan başvurulardan sonuç alınamadığı takdirde ise Türk Ceza Kanununun 257’nci maddesine ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa göre görevini yapmayan ve yetkisini kullanmayan ilgililer hakkında cezaî işlem yapılması amacıyla durum, soruşturma açmaya yetkili makamlara bildirilmelidir” ifadeleri yer aldı.

    Valiliği harekete geçiren gazetemiz İmtiyaz Sahibi Mustafa Saim AYHAN’ın 08 NİSAN 2025 tarih ve “ŞANLIURFA’DA VALİLİK MERA İŞGALLERİNE NEDEN SESİZ KALIYOR?!” başlıklı yazısı.

    https://www.rehagazetesi.com/kose-yazilari/sanliurfa-da-valilik-mera-isgallerine-neden-sessiz-kaliyor/

    Mera işgalleri, yetkililerin şikayetleri dikkate almamasından dolayı hırsızlara meydanı bıraktığından, mera işgalleri şahsi kullanımı da aşarak, ticari bir gelir kapısı haline dönüşmüş durumda, işgalciler tarafından satışı yapılmakta.

    Cimer aracılığıyla yapılan şikayetlerin, Kaymakamlık, Jandarma ve Tarım Orman Müdürlüğü arasında, birbirine sevk edilen yazışmalardan öteye geçmemesi, meraların amacı dışında kullanılarak hızla yok olmasına yol açarken, sürdürülebilir hayvancılık politikasına ise en büyük darbeyi vurmaktadır.

    Mera kanuna muhalefet ve mera tecavüzleri gün geçtikçe İlimiz Şanlıurfa genelinde hızla artarken, ilgili makamların sessiz kalması ise, hırsızları sevindirmekte.

    Gerek bir köyün ve gerekse bir mahalle sakinlerinin ortak malı olan mera alanları, ilgili kanun da belirtildiği üzere de bu topraklar hayvancılık amacı ile kullanılmalıdır. Aksi taktirde bu gün ilimiz sınırları içerisinde olduğu gibi betonarme yapıların yükseldiği bir şahsi mülk değildir.
    Son yıllarda özellikle Karaköprü ilçesine bağlı meralardan, ilçe merkezine yakın olan mera alanlarında ki işgallerde yapılan evlerin, villa benzetmesi yapıların işgalci hırsızlar için, ticari bir gelir kapısı olarak değerlendirilmekte.

    Valilik bir an önce, bu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu işgalcilere hatırlatmalı, özel kullanımdan ve amacı dışında kullanımdan dolayı gerekli cezai müeyyideleri uygulayarak betonarme yapıları yıkmalıdır.
    Kısacası mera kanununu uygulamalı Valilik!!! Aksi taktirde kaymakamlıkların umrunda değil, vatandaşın şikayeti!!! Haber: REHA GAZETESİ

  • Halilbeg KIRVAR’dan on binleri aşan bayramlaşma

    Halilbeg KIRVAR’dan on binleri aşan bayramlaşma

    Kırvar aşiretinin önde gelen ismi Halilbeg KIRVAR, birlik beraberliğe katkı sunmaya devam ediyor.

    Gerek yurt içinde ki ve gerekse yurt dışında ki akrabaların bir araya gelerek birlik ve beraberliğe katkıları ve destekleri ise hızla devam ediyor.

    Her zaman ve her platformda BEN değil BİZ kavramını şiar edinen ve BEN lik hastalığını şiddetle reddeden, başta Siverek’in ve bölgenin sevilen, sayılan ve güvenilen lideri Halilbeg KIRVAR, bu gün Ramazan Bayramının 3. Günü münasebetiyle, bölgenin kadim ailelerinin ortak noktası olan Şanlıurfa’nın ilçesi Viranşehirde başta Kırvarlı akrabaları olmak üzere bölgenin kadim aileleriyle bir araya gelerek bayramlaştı ve ailelerin kabulünü gerçekleştirdi.

    Günden güne gönüllere taht kuran ve gençlerin ağabeyi konumunda örnek olan Halilbeg KIRVAR; zalime Yavuz, mazluma Yunus olarak her zaman beklenen ve özlenen bir şahsiyet olarak her zaman haklının ve hakkın yanında olarak büyük birliği sağlayıp, birlikte ki rahmetten feyizlenmek ve ayrılıkta ki azaptan kaçmak adına oluşturulan bu büyük ailenin kapısının iyi niyetli olan herkese açık olduğunu vurgulayarak,
    milli ve manevi değerler kırmızı çizgimiz olmak kaidesiyle; dili, dini, rengi, ırkı ve mezhebi farketmeksizin bizimle beraber olmak isteyen herkes birdir, bu büyük ailemizin bir bireyidir, dedi.

    Şanlıurfa’nın ilçesi Viranşehir Memu Zin düğün salonunda bölge insanının bu büyük birliğe katılımları ve katkıları ile bir araya gelen kardeşlerin duygu ve düşüncelerini anlatırken sevinç ve umutları ise gözden kaçmadı.
    Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA GAZETESİ

    https://youtube.com/shorts/SxJ-KLm6thY?feature=share

  • Av. TÜRKMEN’den dikkat çeken kadınlar günü mesajı!

    Av. TÜRKMEN’den dikkat çeken kadınlar günü mesajı!

    8 Mart dünya emekçi kadınlar günü üzerine dikkatleri çeken, Şanlıurfa barosu avukatlarından Gökhan TÜRKMEN günün anlam ve önemine binaen önemli açıklamalarda bulundu…

    Kadınların toplumsal, ekonomik, kültürel ve siyasal hayatta eşit haklara sahip olması, adil ve çağdaş bir toplumun temel taşlarından biridir. Ancak tarih boyunca kadınlar, yalnızca biyolojik cinsiyetlerinden ötürü toplumsal hayatta geri plana itilmiş, “öteki” olarak konumlandırılmış ve emeği görünmez kılınmıştır. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, kadınların tarih boyunca verdikleri mücadeleleri anmanın, hak taleplerini daha güçlü bir şekilde dile getirmenin ve dayanışmayı büyütmenin günüdür. Bu gün, yalnızca bir kutlama değil; aynı zamanda farkındalık yaratma ve eşitlik mücadelesini yükseltme fırsatıdır.

    8 Mart’ın Tarihsel Gelişimi

    8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kökeni, 19. yüzyılın sonlarında sanayileşme sürecinde kadın işçilerin kötü çalışma koşullarına karşı verdiği mücadelelere dayanır. 8 Mart 1857’de ABD’nin New York kentinde tekstil sektöründe çalışan kadın işçiler, düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve ağır çalışma koşullarına karşı greve çıktı. Ancak, bu eylem sırasında çıkan yangında birçok kadın hayatını kaybetti. Bu trajik olay, kadın işçilerin hak mücadelesinde bir dönüm noktası oldu.

    Kadın hakları mücadelesi dünya çapında güçlenerek devam etti. 1910 yılında Almanya’nın Kopenhag kentinde düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’nda, ClaraZetkin 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını önerdi. 1917 yılında Rusya’da kadın işçilerin başlattığı grev, Şubat Devrimi’nin fitilini ateşledi ve kadınlara seçme hakkının tanınması gibi önemli kazanımlarla sonuçlandı. 1977 yılında ise Birleşmiş Milletler, 8 Mart’ı resmi olarak “Dünya Kadınlar Günü” ilan etti.

    Kadınların Ötekileştirilmesi ve Kadınların Günümüzde Karşılaştığı Zorluklar

    Kadınların toplumsal hayatta karşılaştığı ayrımcılık yalnızca cinsiyete dayalı değildir. Simone de Beauvoir’in “İkinci Cins” adlı eserinde belirttiği gibi, kadın tarih boyunca “öteki” olarak tanımlanmış, erkeğe bağımlı bir konumda görülmüştür. Bu durum, kadınların haklarını kazanma sürecini daha da zorlaştırmıştır.

    Kadınların, sosyal ve kültürel bağlamda ötekileştirilmesi, onları eşitsizliklere karşı daha savunmasız kılmaktadır. Kamla Bhasin, yaptığı röportajlarda şunları dile getirmiştir: “Kadınların yaşamındaki en büyük engel, ataerkilliğin toplumsal yapıyı kontrol etmesidir. Ataerkillik, kadınları her yönüyle ezmek ve onlara, cinsiyetlerinden dolayı ikinci sınıf bir konumda yaşamayı dayatmak için var olmuştur. Kadınlar, sadece erkeklerin belirlediği sınırlar içinde var olabilir. Ataerkillik, sadece bireysel bir problem değil, toplumsal bir yapıdır ve bizim bu yapıyı kırmamız gerekiyor.”

    Kadınlar tarih boyunca eşitlik ve özgürlük mücadelesi vermiş, çalışma hayatında, siyasette, eğitimde ve sosyal alanlarda büyük başarılar elde etmiştir. Ancak günümüzde de toplumsal cinsiyet eşitsizliği, iş hayatında cam tavanlar, toplumsal cinsiyete dayalı şiddet, ayrımcılık ve dijital zorbalık gibi birçok engelle karşı karşıya kalmaktadırlar.

    Özellikle dijital çağda, kadınlar fiziksel dünyada olduğu kadar sanal dünyada da ayrımcılık, taciz ve tehditlere maruz kalmaktadır. Siber zorbalık, nefret söylemi ve kişisel mahremiyet ihlalleri, kadınların dijital platformlardaki varlığını tehdit eden unsurlardır. Bu sorunlarla başa çıkmak için bireysel farkındalığın yanı sıra toplumsal bilinçlenme ve hukuki düzenlemelerin etkin uygulanması büyük önem taşımaktadır.

    Kadın Hakları ve Hukuki Güvenceler

    Kadın hakları, insan haklarıdır. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve 6284 sayılı Kanun gibi yasal düzenlemeler, kadına yönelik şiddetin önlenmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak, yasaların yalnızca var olması yeterli değildir; etkin bir şekilde uygulanması ve kadınların bu mekanizmalara erişiminin kolaylaştırılması da gereklidir. Kadınların haklarının korunması, toplumsal refahın ve adaletin sağlanması için bir zorunluluktur.

    Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği: Ortak Mücadele

    Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yalnızca kadınların değil, tüm toplumun sorunudur. Kadınların eşit haklara sahip olduğu bir dünya, daha adil, daha refah içinde ve daha güçlü bir dünya demektir. Eğitimden iş hayatına, siyasetten dijital dünyaya kadar her alanda kadınların haklarını desteklemeli ve onların güçlenmesi için gereken adımları atmalıyız.

    Unutulmamalıdır ki ezelden edebe kadar kadın, erkek cinsiyetleri hep bir arada var olmuş, biri olmazsa diğeri olmamıştır. Bu sebeple yaradılıştan gelen bir ayrım söz konusu değil iken toplumsal hezeyanlar sebebiyle oluşturulan ayrımcılık ve nefret söylemi bizi ileriye götürmez aksine bizi geriler. Toplumsal cinsiyet eşitsizliği yapay bir ayrımcılıktan ibarettir. Doğada kadın ve erkek arasında eşitsizlik yoktur.

    Bu duygu ve düşüncelerle, tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyor, kadınların hak ettiği eşit, adil ve özgür bir dünya için birlikte mücadele etmeye devam edeceğimizi vurguluyorum. Haber: Mustafa Saim AYHAN

  • Karaköprü’de ki ihmaller vatandaşı çileden çıkarttı!

    Karaköprü’de ki ihmaller vatandaşı çileden çıkarttı!

    Karaköprü’de ki ihmaller vatandaşı çileden çıkarttı!

    Karaköprü belediyesinden şikayetçi olan Akbayır mahalle sakinleri,  gazetemiz haber merkezine müracaat edip, 1007. Sokakta bir türlü yapılamayan asfalttan dolayı sitem ederek yetkililere seslendiler.

    Karaköprü’nün göbeğinde olan ana arter üzerinde ki 1007. Sokağın hali, başta ilçeye ve ilçe estetiğine yakışmamakla birlikte, özellikle mahalle sakinlerine eziyet olduğunu ifade eden mahalle sakinleri yaptıkları açıklamada; “mütemadiyen her gün beyaz masayı arayıp yolun durumunu belirterek, bir an önce asfaltlanması gerektiği hususunda talep oluşturuyoruz, ama nafile, hiç kimsenin umurunda değil. İlçesi umurunda olan ve vatandaşı dikkate alan bir anlayış ile yönetilen bir belediye olmuş olsaydı, zaten biz vatandaş olarak ana arter konumunda bir sokağın asfaltlanması için her gün beyaz masayı aramak zorunda kalmazdık. Karaköprü’nün  göbeğinde koca bir utanç tablosu gibi duran bu yolun bir an önce asfaltlanmasını mahalle sakini olarak istiyoruz. Çünkü; ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz!” diye konuştular. Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA MEDYA  

  • Karaköprü yaşam parkta ki bayrağımız bir an önce yenilenmeli!

    Karaköprü yaşam parkta ki bayrağımız bir an önce yenilenmeli!

    Gazetemiz istihbarat servisine gelen ihbara göre uzun zamandan beri yıpranmış, solmuş ve yalnızca yıldızı kalmış hali ile, Şanlıurfa merkez ilçesi Karaköprü yaşam parkta gönder de dalgalanan bayrak yenisiyle değiştirilmeli.

    Yetkili ve ilgililerin dikkatsizliği ve ilgisizliğinden şikâyetçi olan duyarlı vatandaşlar; şanlı Türk Bayrağının, milletçe sahip olduğumuz iki önemli değerden biri olduğunu, diğerinin ise vatan olduğunu belirterek, milli birlik ve bütünlüğümüz ile bağımsızlığımızın da sembolü olan ay yıldızlı al bayrağımızın yıpranmış, solmuş ve tahrip olmuş bir şekilde gönder de dalgalanması başta mahalli ve mülki idare amirleri olmak üzere tüm bireyleri rahatsız etmelidir, diye konuşarak hızlı bir şekilde göndere yeni bayrağın çekilmesini istediler.

    Bu vesile ile il genelinde bulunan göndere çekili ay yıldızlı al bayrağımız kontrol edilerek; rüzgar, güneş, toz ve farklı etkenler sebebiyle yıpranan ve solan var ise tespit edilerek yenilenmelidir. Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA MEDYA

  • COŞANDAL ve TOPUZ ailesinin mutlu günü

    COŞANDAL ve TOPUZ ailesinin mutlu günü

    Şanlıurfa Ziraat Mühendisleri Odasının güzide mensuplarından Ahmet V.COŞANDAL ile Şanlıurfa Büyükşehir Belediye memuresi Nurşin TOPUZ   düzenlenen nikah merasimi ile dünya evine girdiler.

    Şanlıurfa Karaköprü ilçesi Kültür ve Gösteri merkezinde gerçekleştirilen nikah  merasiminde, çiçeği burnunda çiftin nikâh törenine şahitlik eden şahitler; GAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkan Yardımcısı Mehmet AÇIKGÖZ, Akçakale Tarım İlçe Müdürü Tahsin Gökalp ŞENER, Milli Eğitim Şube Müdürü Faruk YILDIZTEKİN ve iş insanı İsmail DEMİRKOL çiftin mutluluklarına imza attılar.  

    Heyecanlı anların yaşandığı nikah törenine katılan seçkin davetliler unutulmaz ana şahitlik ederek çiçeği burnunda çiftin mutluluğuna ortak oldular.

    Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı M.Kasım GÜLPINAR’ın yoğun programından dolayı katılamadığı törene tebrik mesajı gönderdiği ve 18 Ekim 2024 Cuma günü düzenlenen nikah töreninde nikahı kıyarak çifte iki cihan saadeti dileyen Karaköprü Belediye Başkanı Nihat ÇİFTÇİ ise damat Ahmet V. COŞANDAL’ın şahsında tüm  TOPUZ ve COŞANDAL ailesini tebrik etti.

    Şanlıurfa kamuoyunun yakından tanıdığı ve sevdiği isimlerden olan  47.dönem  ziraat mühendisleri odası Şanlıurfa şube başkanlığına ve 28. Dönem TBMM üyeliği için milletvekili adayı da olan Ziraat Mühendisi Ahmet V. COŞANDAL ‘ı ailesi ve sevenleri başta olmak üzere, siyaset, iş ve basın dünyasının önemli isimleri de yalnız bırakmadılar.

    COŞANDAL ve TOPUZ ailesi;  bu önemli ve mutlu günümüze uzaktan yakından, yurt içinden ve yurt dışından iştirak ederek bizimle birlikte bu heyecana ortak olan tüm davetliler başta olmak üzere, gerek tebrik mesajı yayınlayarak ve gerekse telefonla duygumuza ortak olan kıymetli dost ve akrabalarımıza teşekkür ediyoruz, dediler.

    Bizde REHA GAZETESİ olarak COŞANDAL ve TOPUZ ailesine hayırlı olsun diyerek çiçeği burnunda çifti tebrik ediyoruz. Haber: REHA MEDYA

  • Haliliye 13 Nolu ASM ye neşteri  ABDULLAH SOLMAZ atsın

    Haliliye 13 Nolu ASM ye neşteri ABDULLAH SOLMAZ atsın

    Haliliye 13 Nolu ASM ye neşteri  ABDULLAH SOLMAZ atsın

    Sürekli vatandaşların şikâyetlerine konu olan ve basında hep olumsuzluklarla yer alan Haliliye ilçe sınırlarında içersinde ki 13 nolu Aile Sağlık Merkezi ve pratisyen hekimlerinden Eyüp DÜŞÜNÜR ile Orhan POLAT yine bir skandala imza attılar. Aile sağlık merkezi amaçlarından, hekimliğin ise görev ve sorumluluklarından habersiz bir şekilde davranmakla birlikte; vatandaşa hizmet etmeleri gerekirken, ASM yi işgal etmeye devam ediyorlar.

    Çocuğunun kreş kaydı için aile hekimlerinden alınan GENEL SAĞLIK BELGESİ için kayıtlı olduğu ASM hekimine müracaat eden ebeveyn gazetemize yapmış olduğu açıklamada;

    “ Kreş kaydı için istenen evraklardan olan GENEL SAĞLIK BELGESİ çocuğumun kreşe kaydının yapılması için gerekli olan sağlık durumunu bildiren yani var ise hastalığının olduğunu veya yok ise hastalığının  olmadığını belirten belgenin tarafıma verilmesi için, kayıtlı olduğumuz ASM ye müracaat ettim. Sorumlu hekimimiz görevi başında olmadığı için, hekim olduğunu söyleyen Orhan POLAT’ a yönlendirildim. POLAT belgeyi biz veremeyiz, yine başladı mı bu ana okulu kreş kayıtları, geçen yıl da çok uğraştık bizi çok rahatsız etti bu gereksiz işler, hep kreşlerin biz daha iyiyiz daha kurumsalız gösteriş sevdasından ortaya çıktı bu, yoksa 2 – 3 yaşında çocukların ne hastalığı olacak, anne babanın beyanı esastır hastalığı yok deyin işte Allah Allah, diyerek cahilce söylendi, belge veremem dedi. Bu skandal sözleri söyleyen ve hekim olduğunu beyan eden şahsın diploması incelenmeli aksi taktirde 2 – 3 yaşında çocukların ne hastalığı olacak ve hep kreşlerin biz daha iyiyiz daha kurumsalız gösteriş sevdasından ortaya çıktı bu, yoksa 2 – 3 yaşında çocukların ne hastalığı olacak, anne babanın beyanı esastır hastalığı yok deyin işte diyen birinin eğer hekimse de akli dengesinin yerinde olup olmadığı tetkik edilmeli. Aile bireylerinin tüm sağlık bilgileri ve aşılarının kayıtlı olduğu, tahlil ve tetkiklerinin kayıt altında tutulduğu  aile sağlığı merkezlerin de ki  hekimler, birinci basamak sağlık kuruluşları ve resmi tabiplerce kişiye yönelik düzenlenmesi öngörülen her türlü sağlık raporu, sevk evrakı ve sair belgeleri  düzenlemek zorundadırlar. Sağlık kurulu raporu istenmemiş ki veremeyesin, ona zaten yetkin de yok! Diğer ASM doktorlarıyla konu ile ilgili görüşerek araştırma yaptım, sorduğum tüm aile hekimleri kreş için sağlık belgesini düzenliyorlar, peki bu hekim niye görevini suistimal ederek vatandaşa zorluk çıkarıyor diye sorduğumda ise  “kıllık” etmiş yanıtını aldım.  Öte yandan aile hekimimiz Eyüp DÜŞÜNÜR için de bir dua kampanyası mı başlatsak diye düşünmeye başlar olduk, ne zaman ASM ye gitsek yerin de yok, hep başında bir iş var, bu defa da; arabası su kaynatmış, üst kapak contasını yakmış! Diye konuşan duyarlı ebeveyn; Şanlıurfa İl Sağlık Müdürü Abdullah SOLMAZ’ a seslenerek bahse konu ASM bir an önce denetlenerek, görevleri, sorumlulukları hatırlatılmalı ve içinde bulundukları mental yorgunluğun gereği  ise sağlıklı bir toplum adına ivedi bir şekilde yapılmalıdır” dedi.

    Evet, vatandaşın yaşadığı sorunu biz de gazeteci olarak resmi makamlardan araştırdık, Aile Sağlık Merkezleri vatandaşın talep ettiği belgeyi veriyorlar, bahse konu ASM de görevli hekimin usulsüzlüğü, kanunsuzluğu araştırılarak, neye ve kimlere hizmet ettiği sorulmalı, il sağlık müdürlüğünce gereği yapılmalıdır. Muhabirlerimiz kreşlerle de konuyu görüştü ASM lerden gelen sağlık belgelerini bir de oradan teyit etiler. Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA MEDYA

  • Şanlıurfa turizmini baltalayan iki kafadar; ULUDAĞ ve ASLAN! Valinin dikkatine!

    Şanlıurfa turizmini baltalayan iki kafadar; ULUDAĞ ve ASLAN! Valinin dikkatine!

    Şanlıurfa turizmini baltalayan iki kafadar; ULUDAĞ ve ASLAN! Valinin dikkatine!

    Şanlıurfa Valisi Hasan ŞILDAK, THY ye bir video için teşekkür edeceğine, beceriksiz makam işgal eden  il kültür ve turizm müdürü Aydın ASLAN’dan hesap sorsun diyerek gazetemiz haber merkezine müracaat eden vatandaşlar valiye seslendiler.

    Şanlıurfa turizmini baltalayan müze müdürü Celal ULUDAĞ ile İl Kültür ve Turizm müdürü Aydın ASLAN memlekete ihanet etmeye devam ediyorlar!

    Kültür bakanlığı tarafından Mayıs ayında ilimizde gerçekleştirilen kültür yolu festivali süresince defalarca gazetemize gelen arkeoloji müzesindeki personelin misafirlere karşı tavırları, davranışları, saygısızlıkları ve festival kapsamında ücretsiz olan etkinlikten ücret alan müze elemanlarından baran ve değirmencioğlunun işlediği suçtan ötürü başlayan şikayetlerin haberi yapılmış vatandaşın tepkileri gündeme getirilmişti.

    Hal böyleyken şikayetler yine gelmeye başladı arkeoloji müzesi başta olmak üzere Göbeklitepe yi ziyaret eden vatandaşların haklı şikayetleri çözüm bekliyor.

    Misafirlere karşı tutum ve davranışlar başta olmak üzere özellikle arkeoloji müzesi ve Göbeklitepe de ki personellere halkla ilişkiler ve adabı muaşerat ile ilgili ders verilerek terbiye edilmesi gerektiğini belirten vatandaşlar;  Göbeklitepe nin başıboş, sorumsuz personellere teslim edildiğini ve denetimsiz olan platonun ise ticari bir rant kapısına döndüğünü ifade ederek 3 liralık suyun 50 liraya satılmasına göz yuman il müdürü ASLAN ve müze müdürü Celal ULUDAĞ’ ın nasıl bir ticari çıkar ilişkisi içinde olduğunun apaçık göstergesidir. Bir an önce adli ve idari soruşturma başlatılmalı ve maliye müfettişlerince bünyelerinde ki işletmeler incelenmelidir, diye konuştular.

    İl müdürü Aydın ASLAN ın yıllardır kaderine terk edilen, restorasyon çalışmalarını her seçim döneminde dillendirdiği  ve sonra sümen altı ettiği tarihi ve kültürel değerlerimize karşı işlemiş olduğu suç vatana ihanettir.

    Tarihi ve kültürel değerlerimizin % 90 ı kaderine terk edilmiş durumda, ama kendisi  milletvekillerine yaranmak uğruna 5 yıldır makamı işgal etmekte.

    Şanlıurfa ve Şanlıurfa’nın tarihi, kültürü, değeri umurunda olmayan müdür ASLAN, Göbeklitepe de toprak altında ki yapıların bulunduğu alanda yapılan ağaçlandırma çalışmaları ile kazıları durdurarak ta İngilizlere hizmet ediyor, Göbeklitepe yi karanlığa gömüyor.

     Bir an önce Şanlıurfa Valisi Hasan ŞILDAK’ın İlin kültürüne, tarihine, turizmine ve değerlerine saygılı bir ekip, müzeye ve il müdürlüğü makamına atamalı. Aksi taktirde bu iki kafadar, koltuk sevdası uğruna milletvekillerine piyonluk etmeye devam edecek ve devletin vermiş olduğu imkanları ticari ranta çevirmek suretiyle çıkar ilişkilerine devam edeceklerdir.  Haber: Mustafa Saim AYHAN – REHA MEDYA

  • Cesur Gazeteci AYHAN 4. Vefat yıl dönümünde aynı acıyı bir kez daha yaşattı

    Cesur Gazeteci AYHAN 4. Vefat yıl dönümünde aynı acıyı bir kez daha yaşattı

    Cesur Gazeteci AYHAN 4. Vefat yıl dönümünde aynı acıyı bir kez daha yaşattı

    19.07.2020’de ani vefatıyla, arkasında pek çok izler bırakıp aramızdan ayrılarak dünyasını değişen usta Gazeteci Ali Recai AYHAN ebediyete irtihalinin 4.Yıl dönümünde sevenlerini bir kez daha yasa boğdu. REHA Gazetesi İmtiyaz Sahibi Ali Recai AYHAN 19.07.2020’ de yaşadığı kalp krizi sonucu yaşamını yitirerek sevenlerini yasa boğmuş,20.07.2020 de aziz naâşı aziz vatan toprağına tevdi edilerek son yolculuğuna uğurlanmıştı.

    Şanlıurfa Basın tarihinde yarım asrı geride bırakan AYHAN ailesi başta olmak üzere, basın camiasına ve tüm sevenlerine 4. vefat yıl dönümü münasebetiyle, yokluğundan mütevellit bir kez daha ilk günkü gibi acı yaşatan Şanlıurfa basınının usta ve cesur ismi Gazeteci Ali Recai AYHAN, kurucusu olduğu REHA Medya Grubu ile aynı zamanda Şanlıurfa’da bir basın okulu olarak akademi konumunda hizmet etmiş ve memlekette bir çok gazetecinin yetişmesine vesile olmuştur.

    “Günün getirdiği” başlıklı köşesinden yapmış olduğu yorum ve manşete taşıdığı haberlerle “Hakkın hatırı Âlîdir hiçbir hatıra feda edilemez” şiarından ödün vermeden cesur gazetecilik dersi vermiş, memleketin ve kutsal gazetecilik mesleğinin onuru için büyük mücadelelerde imzası olan, Şanlıurfa Basınının duayen ismi Merhum Ali Recai AYHAN’ ı, büyük ustayı, vefatının 4. seneyi devriyesinde bir kez daha rahmet, sevgi, saygı ve özlemle anıyoruz…  Haber: REHA MEDYA